2023’e kadar enerjinin %20’si rüzgardan sağlanacak!..

Tüm dünyada yaklaşan bir petrol ve doğal gaz krizine önlem olarak, gelişmiş devletlerden başlayarak tüm yetkili hükümetlerin yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgilerinin arttığını ve bu sektörlere yatırımı teşvik ettiklerini görüyoruz. Malum, petrol ve doğal gaz yeryüzünde tükenebilir kaynaklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda yarattığı çevre kirliliği sebebiyle kullananların her an sivil toplum kuruluşları, Birleşmiş Milletler gibi birçok sivil toplum örgütü tarafından göz altında, denetimde tutulmasına sebebiyet veriyor.

Enerjinin siyasetle ilişkine dair bir sebep de; petrolün, doğal gazın farklı coğrafyalarda farklı miktarlarda rezerve sahip olması nedeniyle bir güç mücadelesine, savaşlara, yaptırımlara, bunlar uğrunda yapılan ekstra israflara yol açması. Basit bir örnekle Ortadoğu’da her şeyin ne sebeple başladığını hatırlamak yeterli olacaktır.

Bu bağlamda yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapan ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Zaten geçtiğimiz günlerde gerçekleşen toplu açılış töreninde gözlemlediğimiz kadarıyla,  bütçesinde yapılan muazzam artışla birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye’yi güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarıyla bağımsızlaştırmak fikrini elinden geldiğince uyguluyor.

Gelişmeler ve yatırımlar tüm hızıyla devam ederken, devlet yetkililerince rüzgar enerjisi politikasına dair bir hedef bildirimi de yapıldı. Buna göre; sadece 2017 yılında bugünküne ek olarak bin MW’lık rüzgar enerji santralinin devreye alınması hedefleniyor. 2017 sonrasında da yatırımın en az aynı ivmeyle devam etmesi, 2023 yılında ise rüzgar enerjisinden yıllık 20 bin megavat kadar üretim sağlanması ön görülüyor.

Yenilenebilir enerji planlarının başarıyla uygulanması halinde 2023 yılına gelinceye kadar Türkiye, elektrik üretiminde 100 bin megavatlık kurulu güce ulaşacak. Rüzgar ennerjisi de bu potansiyelin %20’sini oluşturarak çok önemli bir pay sahibi olacak. Ayrıca; Rüzgar Enerjisi Santrallerinin (RES) enerjide yaratacağı özgürlüğe bağlı olarak ülkenin cari açığını en az 13 milyar dolar azaltarak milli gelire de önemli katkılarda bulunması bekleniyor.

Yenilenebilir enerjiye ve temiz teknolojilere gönül vermiş ekip olarak Yer-Su; siyasi fikirlere, ideolojilere aldırmaksızın söz konusu sektörlere hak ettiği yatırımı yapan, hak ettiği önemi veren yetkilileri her zaman takdir etmektedir. Yenilenebilir kaynakların kullanımı politikasında sonsuz başarılar dilemekte, yayınlayıp herkese duyurmak için yeni haberleri de sabırsızlıkla beklemektedir.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*