Bergama Ovacık altın madeni için jet ÇED raporu!…

Altıncılar bayram tatilinin araya girmesini fırsat bilerek yeniden saldırıya geçtiler. Çanakkale – Ayvacık Kısacık altın madeni projesi için Bayramın hemen ertesinde 28 Haziran’da İDK toplantısının şokunu yaşayan doğa savunucuları bu kez de Bergama -Ovacık Altın Madeni işletmesi için jet hızıyla yeni bir ÇED raporu hazırlandığını öğrendiler.

Haberekspres Gazetsinden Zeynep Kaya’nın haberine göre İzmir Çevre İl Müdürlüğü internet sayfasında  3 Temmuz’da İnceleme Denetleme Komisyonu toplantısı yapılacağı duyuruldu.

Bergama Ovacık Altın Madeni işletmesi ile Kozak Gelintepe Altın Madeni Ocağı’na ilişkin, 2009 yılında verilen ÇED olumlu belgelerinin iptali kararı açıklandı. Bergama Belediyesi , Kozak Çevre Derneği, Egeçep ile TMMOB odaları tarafından 2009’da açılan davalar olumlu sonuçlanarak, Ovacık işletmesi  ve Gelintepe madenine ilişkin verilen ÇED raporlarının hukuka aykırı olduğuna karar verildi. Kararın 30 gün içinde uygulanması gerekirken, şirketin Ovacık Maden işletmesi için  yeni bir ÇED ile başvurduğu ortaya çıktı.

EGEÇEP’in vekili Avukat Arif  Ali Cangı, ‘Bunun anlamı şudur, Ovacık’taki altın madeni işletmesinin ve  Gelintepe’de planlanan altın madeni ocağının, bölgenin ekosistemine zarar vereceği tartışmasız hale gelmiştir. Bu Ovacık’ta ve  Kozak Yaylası’nda hukuken kazanımın kesin olduğunu gösterir’ dedi. Ovacık ve Gelintepe kararlarının uygulanması için Çevre Bakanlığı ve İzmir valiliğine mahkeme kararlarının derhal uygulanması istemiyle başvuruda bulunan Cangı, Yaptığım başvurunun ardından şirketin Ovacık Altın Madeni işletmesi için jet hızıyla yeni bir ÇED raporu hazırladığı ortaya çıktı, İzmir Çevre İl Müdürlüğü internet sayfasında  3 Temmuz’da İnceleme Denetleme Komisyonu toplantısı yapılacağı duyuruldu. Yeni ÇED süreci  Çevre Bakanlığının 2009/7 sayılı genelgesine dayanıyor. Bu genelge ise hukuk devleti ilkesini ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Bergama’da ne yazık ki yine iptal edilmiş bir mahkeme kararının arkasından dolanılmaktadır. Kararın 30 gün içerisinde uygulanarak, Ovacık Altın Madeni’nin kapatılması gerekirken şimdi kararı yine aşmaya çalışıyorlar. Ovacık Altın Madeni’nde bir şey değişmiş sayılmaz. Bergama’da 1997 tarihinden beri yargı kararları hep yok sayılmıştır. Koza firmasının işlettiği süreçlerden sonra şimdi TMSF’nin kayyımlığında da  aynı yöntemler kullanılıyor. Bir yandan da TMSF devletin kurumu olarak uyması gereken yasaları yok sayarak, Bergama’da mahkeme kararlarını bir kez daha aşmaya çalışıyor” diye konuştu.

Kozak’ta yeni izinlere yer verilmemeli

Mahkemenin vermiş olduğu iptal kararının sevindirici bir karar olduğunu söyleyen Cangı, ‘Yıllardır Bergamalıların yaşamı savunma mücadelesinin mahkeme kararıyla tekrar belgelendirilmesi anlamına gelmektedir. 30 gün içinde mahkeme kararlarının uygulanması gerekiyor. Kozak’ta maden ocağı açma düşüncesinin tamamen yok edilmesi gerek. Yeni izinlerle maden çocağı açılmasına kalkışılmamalı. Ovacık Altın madenine ilişkin ise maden işletmesinin kapatılması, alanın olabildiğince eski haline getirilmesi, oluşan zararın, zarara yol açanlardan tazmin edilmesi ve aradan geçen 20 yıllık süre içinde hukuka aykırı işlem yapan, suç işleyen tüm sorumluluların soruşturulması ve yargılanması gerekiyor” şeklinde konuşarak şöyle devam etti: 97 yılında Danıştay’ın vermiş olduğu mahkeme kararı uygulanmış olsaydı, Ovacık Altın Madeni işletmesi kurulmayacaktı. Tüm siyasi iktidarlar her biri mahkeme kararlarını yok saymak, etkisiz hale getirmek için yeni yeni izinlerle Ovacık Altın Madeni’ni bugüne kadar çalıştırdılar. Bu süreç içinde aslında büyük bir krater gibi bir maden ocağı oluştu. İki tane pasa dağı oluştu. İki tane atık havuzu doldu, üçüncüsü şu an yapım aşamasında. 97 yılında Danıştay’ın vermiş olduğu karardaki öngörü ortaya çıktı. O gün karar uygulanmış olsaydı, şu an Ovacık Altın Madeni’nin bulunduğu bölge bu halde olmayacaktı’ dedi.
Cangı, “Ovacık Altın Madeni’ne karşı başlatılan ve yürütülen Bergama direnişi, Türkiye’nin ekoloji hareketine çok şey kattı. Bergama hareketi dendiği zaman, aynı zamanda çevre hukukunun yerleşmesine önemli katkısı olan bir hareket oluştu. O nedenle bu hareket kaybedilmiş değil, kazanılmış bir direniştir. Mücadelenin kendisi önemli kazanımlar içeriyor” diyerek düşüncelerini ifade etti.

‘Halkın yanında olacağız’

Ovacık Altın Madeni’ne ilişkin dava süreci yaklaşık 25 yıla yaklaşıyor. Bu süreç çevreci avukat Arif Cangı’nın avukatlığa başladığı süreç. En başından beri bu davayla ilgilenen Cangı, ’24 yıldır Bergama halkının yanındayız. Önce Ovacık’ta altın madeni çıkarılmaya ve işletilmeye başlandı. Ovacık’taki rezervlerin azalması, bitmesi üzerine işletmeyi çalıştırmak için yeni rezerv arayışlarına girişildi. Bunlardan birisi de Kozak Yaylası’ydı’ dedi. Cangı, ‘2009 yılında 4 yerde maden ocağı açılmasına dair izin verildi. Bunların 3 tanesini açtığımız davalarla kazandık, açılmasını engelledik. Sadece Dikili alanında bir faaliyet sürdürülüyor şu an. Onun dışındakilerin hiçbirisi faaliyete geçmedi. 2009 yılından beri ise Kozak Yaylası’yla ilgileniyoruz. Burada da halk istemediği sürece maden açılmasına izin vermeyerek, halkın yanında olacağız’ diye konuştu.

‘Gençlerimiz bile Bergama’yı terk etti’

Kozak Yaylası’ndaki altın madenleri yüzünden çok sıkıntı çektiklerini belirten Kozaklı köylüler, ‘Fıstıklarımız olmuyor. Gençlerimiz bile Bergama’yı terk etti’ diye konuştu. Hatice Konuk, ‘Bizde hiç göç olmazdı. Şimdi öyle değil. Onun için biz de ayaklanmak zorundayız. Gelintepesi’ne giderek, orada mücadele ettik. Maden ocağı açmak isteyen kişilerle yağmur çamur demeden, genç yaşlı demeden hepimiz konuştuk. Burası bizim ocağımız, ocağımızı yakmayın diye haykırdık. Bize saldırdılar ama biz de jandarmayla gittik.’ dedi.

3-5 kişi işe girecek diye, Kozaklıları mağdur etmeyeceğiz

Bergama Çevre Platform Sözcüsü Erol Engel, Kozak’ın kadınlarının her konuda erkeklerden 3 adım önde olduğunu vurgulayarak, ‘Kozak Gelintepe mevkiinde, bu işin yapılmasında kamu yararı olmadığı yönünde karar çıktı. Bu karar aslında bir nevi 2009’daki kararın özeti niteliğindedir. Kararın özeti olarak, 5 profesör gelip incelemelerde bulundu. Yörenin bitki örtüsünün zarar göreceği kanaatine varıldı. Çam fıstıkları zarar görecek diye karar reddedildi. Ama bu ret kararı bizi rahatlatmamalı. Bunlar her zaman gözlerini Kozak Yaylası’na dikecektir. Bergama Belediyesi, Kozak Çevre Derneği, Ege Çevre Platformu ve İzmirliler olarak hepimiz Kozak köylülerinin yanındayız. 3-5 kişi işe girecek diye Kozaklıları mağdur etmeyeceğiz.

 

Kaynak: Yeşil Gazete

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*