Bir insan neden seyahat edemez?

seyahat etmek istiyorum

Bir insanı seyahat etmekten ne alıkoyabilir? Evet; kime bu konu hakkındaki fikirlerini sorsanız size seyahat etmekten mutlaka hoşlanacağını ve insanın farklı yerler görmesinin çok güzel bir şey olduğunu düşündüğünü söyleyecektir. Ama dünya nüfusu ile gezginlerin, hatta ondan önce düzenli bir şekilde seyahat etme hobisi olanların sayısını oranladığımız zaman gerçekten gülünç bir tabloyla karşılaşırız. Bu yazımızda kısaca insanın seyahat etmesine engel olarak gördüğü muhtemel durumlardan ve bunların gerçekten birer engel olup olmadıklarından bahsetmek istedik. Sebeplere başlamadan önce şunu da belirtelim: zaten seyahat etmeyi sevmeyenler, “Benim umrumda değil öyle şeyler, ben yerimde mutluyum.” diye düşünenlere de saygımız sonsuz. Bu yazıyı sadece zincirlerini koparmaya çalışanlara bir nebze olsun motivasyon sağlamak için yazıyoruz.

Peki tekrar soralım: Bir insan, istediği halde neden seyahat edemez?

1)Vakit bulamıyordur

Hepimiz çok meşgulüz?...
Hepimiz çok meşgulüz?…

Genelde çalışan kesim tarafından söylenir bu… Gerçi çok da haksız değiller. Haftanın beş günü 09.00-18:00 çalışıp akşamları kendine en fazla 2-3 saat ayırabildikten sonra hafta sonu geldiğinde bir insanın evde yayılmak istemesi doğaldır. Tabii sonuçlarına katlanmak şartıyla…:)

Evet arkadaşlar; eğer maddi durumunu yoğun bir şekilde çalışmanızı gerektiriyorsa bu tembellik hakkına karşı verilebilecek çok büyük bir cevap yok, haklısınız… Bunun empatisini yapmak çoğumuz için zor değildir. Ama içinizde bir türlü söndüremediğiniz bir seyahat tutkusu ve keşfetme isteği varsa ve sizi günlük yaşantınızda rahatsız ediyorsa; tatilleriniz el verdiği ölçüde mutlaka yakın mesafedeki doğal alanlara, dağlara, bayırlara, tepelere günübirlik olarak gidin. Bu; hem maddi açıdan rahatladığınız zaman anında çantanızı kapıp yolculuğa başlayabilmeniz için hazırlıklı olmanızı sağlayacak, hem de içinizdeki seyahat canavarın ideal seviyede tutmanızı sağlayacaktır.

Ha; işiniz sizi çok yoruyorsa, mesai saatleri uzunsa ve özel hayatınızı mahvediyorsa; yakın seviyelerde kazanabileceğiniz daha rahat ve sevdiğiniz bir iş için araştırma halinde olun. Hayata geçirebileceğiniz işleri araştırmak için de internetin imkanlarından faydalanabilirsiniz. Şu an çalıştığınız yer için ekleyecek olursak; gerektiği zamanlarda hayatınıza ve kişisel programınıza saygı gösterilmesi için rest çekmekten çekinmeyin. Genelde maaş alan taraf olduğumuz için kendimizi muhtaç hissederiz ama unutmayın; onlar da sizin niteliğinize, iş gücünüze ve emeğinize muhtaçtır.

Ayrıca dünyayı keşfedip her bir yeri görme hayaliniz olsa bile bunu direkt olarak internette gördüğünüz gezgin blogları, varını yoğunu bırakıp yollara düşmüş insanlar gibi gemileri yakarak yapmanıza da gerek yok. Sürekli olarak aklınızda bunu bulundurursanız ve kendinizi gezip görmenin başka türlüsü olmadığına şartlandırırsanız; işiniz gücünüz yüzünden hiçbir zaman gezemeyeceğiniz gibi boş bir paranoyaya kapılırsınız.

Siz sadece başlayın. İETT ile yarım saat mesafedeki bir piknik alanı bile olsa boş zamanlarınıza doğaya dair bütün aktiviteleri sıkıştırın. Gerisi bir şekilde gelecektir.

2)Parası yoktur

Hangimizin var..:P
Hangimizin var..:P

Yine yoruma açık, herkesin hayat anlayışına göre değişebilen ve hassas olunması gereken bir konu… Ama bir o kadar da atılım yapmamamız için zihnimizin bizi kandırıp durduğu, yanılsamalarla dolu bir konu…

Öncelikle arkadaşlar; gezme-görme hayali olan-olmayan kime sorsanız size yeterince parası olmadığını söyleyecektir. Ayda 10.000 TL kazanan insan bile bir şekilde kazancından memnun olmamayı başarır ve daha fazla paraya ihtiyacı olduğunu düşünür. Ha; haftanın 6 günü çalışıp, asgari ücret kazanıp koca bir evin giderlerini karşılamakla yükümlüyseniz tabii ki diyecek bir şey yok. Bu; dünyadaki en güzel insanlardan birisiniz demektir ve sadece biraz daha çalışma-sabır gereklidir.

Ya da belki de asgari ücretten bile az bir parayla yollara düşüp gemileri yakmışsınızdır. Sizlere ise bir tavsiyede bulunmak kimsenin haddi değildir. Tam tersine sizden gelecek tavsiyelere ihtiyacımız vardır. Saygılarımızı sunuyoruz.:D

Ama bunların dışında kalan, yani her fırsatta yeni yerler gezip görmeyi istediğini söylemesine rağmen konfor bölgesinden bir türlü vazgeçemeyenlere biraz açık konuşmak lazım… Seyahat etmek için parası olmadığını söyleyip de ihtiyacı olmayan bir ayakkabıyı satın alan, kesinlikle ihtiyacı olmayan bir telefona-tablete yüzlerce lira bayılan insanlar… Ya da durduk yere evine 5-10.000 TL dekorasyon masrafı yaptıktan sonra geçim önceliğinden dolayı seyahat edemediğini söyleyen aileler… Modaya ayak uydurma veya kalabalıktanmış gibi davranma sevdanızdan bir an için vazgeçseniz şimdiye Türkiye’nin dört köşesini görmüştünüz. Her şeyi boş verip hippi gibi yaşamaya da gerek yok, sadece biraz orta yol…:)

3)Tembeldir

Başımıza ne gelirse tembellikten gelir zaten

Aslında görünürde olan ve öne sürülen sebeplerin çoğunun altında bu yatmaktadır. Evine daha iyi eşyalar almak için paraya kıyan bir insan tembeldir. Dışarıya hiç çıkmak istemeyeceği bir ev yaratmak istiyordur. Vakti olmadığını söyleyen bir insan tembeldir. Tatilde evde pineklemek istiyordur. Sahi; hafta sonlarını da bırakalım, 10-15 günlük, belki de daha uzun süreli izinlerimizin kaçında her zaman görmek istediğimiz yerlere seyahat ettik? Ayrıca tekrar belirtelim: Bu fikirleri seyahat tutkusu olmayanları hariç tutarak öne sürüyoruz. Sizin zaten böyle bir eksiklik hissettiğinizi sanmıyoruz. Ama bir şeyi ömür boyu hayal edip de hiçbir zaman gerekli atılımı ve başlangıcı yapmamak; işte bunun yarattığı ruh halinin tarifi yoktur…

4)Arkadaşlarınız, sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız engel oluyordur

Evet böyle bir sebebin de var olabileceği şüphesiz. Ama bu konuda da ayrıntılı yorum yapacak kadar hadsiz olmayalım. Tek cümleyle belirtecek olursak: Ya bir şekilde orta yolu bulun, ya da iki yoldan birini tercih edin.:D Öbür türlü kangren olmuşçasına bir yaşamla ne siz mutlu olursunuz, ne de başkalarını mutlu edersiniz.

Evet değerli okurlar… Seyahat etmek isteyip de yola çıkamayanların muhtemel sorunlarını genel hatlarıyla ele almaya çalıştık. Görüşlerinizi, katıldığınız veya katılmadığınız durumları yorumda belirtip hepimizin ufkunu genişletirseniz seviniriz. Sağlıcakla kalın…

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*