Çevreci sanatlar hakkında konuşalım…

Merhaba sevgili yer-su takipçileri;

Tüm dünyada ve şehirlerde var olan çevreci sanat dalları, fikir atölyeleri, topluluk projeleri ile ilgili bir yazı ile daha karşınızdayız. Daha önce de belirttiğimiz gibi yer-su; başlı başına bir sanat veya fikir yürütmeyi değil; çevreciliği, doğa severliği ve ekolojik yaklaşımı esas alan tüm fikirlerin bir araya gelmesini, birbirleriyle alışveriş halinde olup birbirlerini geliştirmesini esas alan bir platformdur. Bu amaçlarımız doğrultusunda geçtiğimiz günlerde kendi sanat eserinizi, kendi projenizi veya oluşturduğunuz cemiyeti, topluluğu “tamamen ücretsiz” şekilde tanıtabileceğinize dair bir yazı yazmıştık. Tüm çevrecileri sanal ortamda da bir araya getirmeyi amaçlayan konseptimizin ilk adımı doğrultusunda yazdığımız yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu yazımız ise tanıtımdan çok çevreci görüşte olan fakat farklı bakış açısına sahip insanların fikirlerini, ilgilendikleri sanat dallarını, gerek iş sahalarında gerekse sanatsal çalışmalarda kendilerini ifade etme şekillerini paylaşmak, tartışmak amacı taşımaktadır.. Böylece her ne kadar birbirleriyle alakasız gözükse de her bölgeden, her kültürden ve ayrıca dikkat çekilmek istenen her noktadan ekolojik, sürdürülebilir fikirlerin birbirleriyle etkileştiği bir ortam yaratılması ve bunun sonucunda günümüz vahşi kapitalizmine karşı optimum fikirlerin oluşturulması amaçlanmaktadır.

Basit bir örnek isterseniz: Yenilenebilir enerji sektörü ve bunun çevresinde oluşan her iş kolu çevreciliğe hizmet eden, daha doğrusu fayda sağlayan bir çalışma alanıdır. İlgili kişiler ekolojik görüşlere sahip olsun olmasın. Keza bugün daha çok sanayi ve endüstrinin elinde olan, kökeni pek de çevreci anlayışa dayanmayan geri dönüşüm sektörleri de… Şehirle pek alakası olmayan organik tarım ve hayvancılık da…

Fikirsel bazda bir doğa severlikten hareket eden yeşil mimari, eko köy girişimleri, günümüz yaşantısını radikal olarak değiştirmeyi hedefleyen primativist, toplumsal ekolojist, vs. yeşil anarşist görüşler de aynı şekilde doğayı ve ekolojik döngüyü bugünün çürümüş, leş sisteminden kurtarmayı amaçlamaktadır. Fakat yukarıda saydığımız iş kolları/fikirler birbirleriyle o kadar zıt dünyalara aitlerdir ki; günümüze kadar herhangi bir koordineli çalışma, alışverişte bulunma, vs. faaliyetler gerçekleşmemiştir.

Bu durumda söz konusu işlerle meşgul olanların hayata daha farklı renklerde gözlüklerde bakmaları, önceliklerinin ve hayatta değer verdikleri şeylerin farklı olmaları gibi unsurların da etkili olduğu şüphesiz… Ama en iyi ve en faydalı fikirlerin farklılıklar arasından doğacağı görüşünü biz çevreciler es geçersek ve uygulayamazsak; bunu dünyada başka hangi kesim, başka hangi zihniyet yapabilir siz söyleyin?… 21. yüzyılın kapitalist sistemi mi: En güzel yerlerimle gülüyorum…:)

Bizler de yer-su olarak; doğayı gerçekten düşünen ve bu konuda somut adımlar atmak isteyen insanlara yönelik var olan bir eksiğe gücümüz yettiğince katkıda bulunmak; imkanlarımız el verdiğince arada var olmuş bu hendeği kapatıp bağlantıları birleştirmek istiyoruz.

Bu yazımıza has konudan da bahsetmiştik: Çevreciliği esas alan sanatsal çalışmaların, fikirlerin ve düşünce akımlarının okurlar tarafından birbirlerine sunulmasını, hatta sunmayı bırakın; okurların kelimeleri ve fikirleri kullanarak birbirleriyle acımasızca kapışmasını ve galip gelme kaygısı sırasında en güzel fikirlerin ortaya çıkmasını istiyoruz!…

Buyrun ilk sanatsal çalışma da; günümüzün neredeyse hiçbir kültürel değerine saygı göstermeyip (bazıları hariç) her şeyin eskisine, bilinmeyen çağlarına, taa göçebelik ve paganlığın hüküm sürdüğü dönemlerdeki versiyonlarına özlem duyan bizden gelsin. İsmimiz “yer-su”yu uygun bir taşa Orhun Alfabesi ile yazmaya çalıştım. Bir yanlış varsa affola…

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

2 yorum

  1. Orhun Alfabesi ile yaptığınız çalışma çok güzel. Ben tabiat ile başbaşa kaldığımda Şaman dansları yapar, Bendirim’le Perküsyon çalar ve Aiki-Sabaki ler yaparım.. Bundan sonra sizin fotoğrafınızda paylaştığınız gibi çalışmalar yapacağım.. Tüm paylaşımlarınız için teşekkür ediyor sizi takip ediyorum..

    • Aydın Bey;
      Güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Aslında Orhun Alfabesi’ni işlediğim o çalışma denizden epey büyük bir taş bulup da aklıma aniden böyle bir fikir gelmesi sonucu ortaya çıktı. Anlık bir ilham yani.. Siz de rahatlıkla benzer çalışmalar gerçekleştirebilirsiniz. Takibiniz için çok teşekkürler. İlerleyen zamanlardaki etkinliklerde beraber çalışabilme imkanımızın olması dileğiyle…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*