Doğa turizmi nedir?Temel prensipleri nelerdir?

Bir diğer ismiyle ekoturizm olarak da bilinen doğa turizmi; özellikle son yıllarda muazzam yükselişe geçmiş ve gelişmiş ülkelerce ilgi çekmeye başlamış bir turizm dalıdır. Ekoturizmde adından da az çok tahmin edileceği gibi ana tema doğaya, çevreye ve ekolojiye saygı çerçevesinde tarihi, kültürel değerleri tanımak; şehir stresinden uzakta yeşil doğada ziyaretçilerin huzur bulmasını sağlamaktır.

Bundan 25-30 yıl öncesine kadar doğa turizmi veya ekotruizm gibi bir şey bu kadar söz konusu değilken; turizm tesisi dendiğinde hepimizin aklına ilk gelen koca oteller, tatil köyleri inşa edilirken, yaklaşmakta olan çevre kirliliği ve iklim değişikliği tehlikesine karşı alınan uluslararası çaptaki önlemlerden turizm de nasiplenmiştir. Bunun neticesinde de hem ülkenin aynı turizm gelirini elde edeceği, hem de yeşil ekonomi esasları çerçevesinde doğal ortamın korunup gelirin adil dağılmasının sağlanacağı bir iş kolu ortaya çıkmıştır.

Doğa turizminde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

1992 yılındaki Rio Çevre Zirvesi’nden itibaren birçok uluslararası platformda ele alınıp geliştirilen ve sürdürülebilirlik esasına dayalı turistik bir iş kolu yaratan ekoturizm; bağlı olduğu prensipler gereği bazı hususları yapısında bulundurmalıdır. Bunlardan en önemlilerini sıralayacak olursak şu şekildedir:

1)Sade ve mütevazı konaklama:

Turistleri etkilemek için yapılan şaşalı otellerin, büyük tatil köylerinin, eğlence gösterilerinin doğa turizminde yeri yoktur. Zaten doğa turizmi yapmak uğruna doğayı katledip ormanın ortasına bir tesis inşa etmek de pek faydalı olmayacaktır. Bu yüzden; müşterilerine ekoturizm hizmeti veren kuruluşların tesisleri de mümkün olduğunca çevreye zararsız, doğayla barışık ve gösterişsiz bir konsept belirlemelidir.

2)Çevreye ve ekolojiye zarar verecek davranışlardan kaçınmak:

Her ne kadar ekoturizmin temel amaçlarından biri turistleri doğal güzelliklerle ve çevreyle buluşturmak olsa da; bu buluşmalar esanasında ekolojiye, çevredeki doğal hayata gereken saygı mutlaka gösterilmelidir. Kesinlikle doğal yaşamın akışını bozacak hareketlerde bulunulmamalı; doğaya çöp ve atık bırakılmamalıdır.

3)Sürdürülebilir ekonomiye uyarak yerel iş gücünü kalkındıracak harcamalar yapılmalıdır:

Eğer kurumsallaşmış, tüm gelirin büyük zincirlere akmasını sağlayan bir ekoturizm söz konusuysa; bu durumda doğa turizminin amaçlarına tam olarak ulaştığını söylemek güçtür. Doğa turizminin hiçbir çeşidinde yerel ve küçük işletmeleri görmezden gelerek doğrudan büyük sermayeye hizmet etmek gibi bir durum yoktur.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi doğa turizmi (ekoturizm); çevreyle ve doğal yaşamla olduğu kadar sürdürülebilir, yani yeşil ekonomiyle de yakından ilişkilidir. Yeşil ekonominin gelir dağılımında adaleti sağlamak, yerel iş gücüne kendi kendini sürdürebilecek destekte bulunmak esasları gereği ekoturizm yapan bir şirketin de tur ve etkinlikler esnasında yol, yemek, konaklama, vs. masraflarda küçük ve orta çaplı işletmelerle çalışmaya dikkat etmesi, yerel ekonominin canlanmasına katkıda bulunmaya çalışması gereklidir.

Genel hatlarıyla ekoturizm (doğa turizmi) budur değerli okurlar… Sonraki yazılarımızda doğa turizmiyle ilgili en güncel haberler, en güzel mekanlar gibi yazı dizileriyle karşınızda olacağız. Sağlıcakla kalın…

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*