Dünya ve rüzgar enerjisi

Merhaba sevgili okurlar;

Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyadaki ve Türkiye’deki durumlarını gelecekteki yatırımları ve genel gidişatı yorumladığımız yazı dizisiyle tekrar karşınızdayız. Bu seferki yazımızda rüzgar enerjisinin dünyadaki durumuna değineceğiz. Dünyada rüzgar enerjisi yatırımlarına karşı genel düşünce nedir? En çok rüzgar potansiyeline sahip ülkeler hangileridir? En çok kurulu rüzgar gücüne sahip olan ülkeler hangileridir? gibi soruları yorumlamalar eşliğinde cevaplamaya çalışacağız. Bundan önceki yazımızda “dünya ve güneş enerjisi” konusunu işlemiştik. Bağlantıya tıklayarak yazımıza ulaşabilirsiniz. Şimdi başlıklar halinde rüzgar enerjisinin dünyadaki konumuyla ilgili soruları cevaplandırmaya çalışalım:

Rüzgar enerjisinin keşfedilmesi ve dünyada yatırımlarının başlaması

Aslına bakacak olursanız rüzgar enerjisi, 2000’li yıllara yaklaşılırken dünyanın en önemli enerji kaynaklarından biri olabilmiştir. Yani son derece yeni bir yenilenebilir enerji kaynağıdır ve dünya enerji sektöründeki yerini 21. yüzyılda almıştır. Fakat sanılanın aksine rüzgar enerjisinin keşfedilmesi bundan çok daha öncelere dayanır. Yılları verecek olursak daha net anlaşılır:

Tarihte ilk rüzgar türbini 1891 yılında Dane Poul LaCour tarafından üretilmiştir. Ama LaCour’un bu dahiyane üretimi o zamanlar ilgi görmemiş ve 50 yıl boyunca dünya fosil yakıtlarının esiri olmuştur. 1940’lı ve 1950’li yıllarda farklı rüzgar türbini modelleri üretilse de onlar da beklemek zorunda kalmış ve rüzgar enerjisi, uzunca bir süre özel ilgi alanı niteliğinde gelişim göstermiştir.

1970’li yıllarda yaşanan bir yakıt krizi ise rüzgar enerjisinin seyrini değiştirmiştir. Artan yakıt fiyatları sebebiyle şirketler yeni enerji kaynakları arayışına yönelmişler; halihazırda bulunan rüzgar enerjisini daha yakından takip etmeye başlamışlardır. Tabii bu da rüzgar enerjisi araştırmalarına yapılan destekleri, ar-ge projelerini arttırmıştır.

2000’li yıllara girildiğinde tüm dünya tarafından bilinen bir kaynak olmuş ve 2017 yılına geldimizde de vaziyet bugünkü gibidir.

Dünyada en çok rüzgar potansiyeline sahip bölgeler hangileridir?

Rüzgar, tıpkı güneş gibi bedava bir enerji kaynağıdır evet. Ama yine güneşin farklı enlemlere farklı miktarlarda düşmesine benzer bir şekilde, dünyanın farklı bölgelerindeki toplam rüzgar gücü de değişiklik göstermektedir. Söz konusu ülkenin denizlere kıyısının olup olmaması, ülke üzerinden geçen hava akımlarının yıl içindeki etkisi gibi faktörler bu durumda etkili olmaktadır. Hoş, en düşük potansiyele sahip bölgelerde bile TWh cinsinden rüzgar enerjisi elde etmek mümkündür ve insanlığın henüz bunun hepsinden yararlanabilecek bir teknolojisi yoktur. Ama yine de rezerv bakımından bir sıralama yapmak lazım tabii..

Sıralamadan önce toplam potansiyeli de verelim: Dünya teknik rüzgar enerji potansiyeli 53.000 TWh/yıl cıvarındadır. Değerlendirilirse hayli büyük bir rakam…

Dünyada rüzgar enerjisi potansiyelinde öncü olan bölgelerin sıralaması şu şekildedir:

  • Kuzey Amerika (14000 TWh/yıl)
  • Doğu Avrupa ve Rusya (10600 TWh/yıl)
  • Afrika (10600 TWh/yıl)
  • Güney Amerika (5400 TWh/yıl)
  • Batı Avrupa (4800 TWh/yıl)
  • Asya (4600 TWh/yıl)
  • Okyanusya (3000 TWh/yıl)

Yani ilk üç bölge olan Kuzey Amerika, Doğu Avrupa ve Rusya, Afrika’nın rezervlerini topladığımız zaman tüm dünyadaki rüzgar potansiyelinin yarısından fazlasına sahip olduklarını görüyoruz sevgili okurlar…

Peki sahip olunan bu potansiyele kıyasla günümüzdeki kurulu rüzgar enerjisi gücü ne durumdadır? Bu bölgeler üzerinde kurulmuş olan ülkeler sahip oldukları rüzgar potansiyelinin ne kadarını değerlendirmektedir?

Rüzgar enerjisinde lider olan ülkeler

Ülkelerin rüzgar enerjisi kullanma miktarına göz attığımız zaman manzaranın yukarıdaki listeyle bire bir örtüşmediğini görürüz. Bunun sebebi de basit: Dünyanın tüm ülkelerinde endüstri seviyesi aynı değildir. Mesela; rüzgar potansiyeline çok fazla sahip olmayan ama gelişmiş bir ülke, fazlasıyla potansiyele sahip olan ama gelişmemiş bir ülkeye göre çok daha fazla rüzgar enerjisi elde edebilir.

Bu yüzden de rüzgar enerjisinin tablosunu çizerken ülkelerin enerji yatırımlarına, üretim güçlerine, kısaca endüstriyel ve sınai kurumlarına dikkatli bakmak gerekir. Bunun sonucu olarak Amerika’dan ABD ve Uzakdoğu’dan Çin çok önemli güçleri oluştururken, geri kalan sıralama ise Avrupa ülkeleri arasında paylaşılmaktadır.

2014 yılının Temmuz ayı verilerine göre dünyada kurulu rüzgar enerji gücü en fazla olan ülkeler şu şekildedir:

  1. Çin (98.588 MW)
  2. ABD (61.946 MW)
  3. Almanya (36.488 MW)
  4. İspanya (22.970 MW)
  5. Hindistan (21.262 MW)

Sonraki sıralama da İngiltere, Fransa, İtalya, Kanada, Danimarka gibi gelişmiş ülkelerin gittikçe azalan değerlerine göre değişmektedir.

Rakamlara bakacak olursak rüzgar enerjisinin dünya çapında yol alması gereken hala çok yol vardır. Mesela 1. sıradaki Çin ile 5. sıradaki Hindistan’ın toplam üretimleri 100.000 MW’ı geçmektedir. Aynı coğrafyadaki diğer ülkelerin de tahmini üretimlerini katsanız bile Asya’nın 4600 TWh/yıl’lık potansiyeline göre çok düşük bir miktardır. Arada hiçbir yeni ar-ge dahi yapılmadan kapatılabilecek bu potansiyel farkı varken ülkelerin hala yenilenebilir kaynaklardan farklı seçenekleri tercih etmesi gerçekten anlaşılabilir bir durum değildir.

Bu arada bölgelerin sahip olduğu TWh cinsinden potansiyel, kuru rüzgar gücünü ifade etmemektedir. Çeşitli faktörlerin hesaba katılmasıyla o bölgede üretim için kullanılabilecek rüzgar gücünü ifade etmektedir ve teknik rüzgar potansiyeli olarak adlandırılmaktadır. Yani verilen rakamlarda herhangi bir fire olmayacaktır.

Dolayısıyla dünyada süper güç olan ülkelerin rüzgar enerjisi yatırımlarını arttırarak bu yöndeki piyasayı canlandırması ve teşvik etmesi gereklidir.

Rüzgar enerjisinin geleceği

Önümüzdeki yıllar boyunca rüzgar enerjisinin büyüme hızı artarak dünyaya yayılacağı su götürmez bir gerçektir. Buna hem tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynak kullanımı yönünde artan kamuoyu baskısı gösterilebilir. Hem de daha ucuz ve daha karlı hale gelmeleri sebebiyle büyük yatırımların da temiz kaynaklara yapılması da sebep gösterilebilir.

Özellikle endüstrisi gelişmiş ülkelerin rüzgar enerjisi yatırımları dikkat çekmektedir. Bu da demektir ki rüzgar enerjisi kullanımı yine sanayisi gelişmiş ülkelerden onların yatırım yaptığı gelişmekte olan ülkelere doğru ilerleyecektir. Batıda ABD bu konuda başı çekerken Uzakdoğu’daki Çin; gerçekten hafife alınmayacak bir hızla büyümektedir. Çin ekonomisinden güneş enerjisinde de bahsetmiştik. 10-20 yıl içerisinde bu adamların dünyanın en büyük güçleri arasındaki yerini alması işten bile değildir.


Evet sevgili okurlar. Rüzgar enerjisinin dünyadaki durumuyla ilgili yazımızın da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Sizler de bu konudaki görüşlerinizi yorum kısmından rahatlıkla belirtebilir veya deneme yazılarınızı web sitemizde yayınlayabilirsiniz.

Şimdilik hoşça kalın…

 

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*