Fidel Castro’nun vefatı ve 21. yüzyılın muhtemel kapitalizmi

Bu yazıyı herhangi bir görüşü savunmak için yazmıyorum. Bütün hafta sonu bütün kanatlardan bütün fikirlerden yorumları okudum ve hepsine ayrı ayrı gülmekle geçti vaktim. Büyük adamdı, özleyeceğiz gibi haklı matem sözcüklerinden tutun da ağza alınmayacak laflar edenlere kadar… Sadece dünya 21. yüzyılın ilk çeyreğini yarılamışken insanlığın hak ettiği “adalet, kalkınmışlık ve sosyal devlet” anlayışı için kim daha çok çabalamış bunu aklımda tutarak yazıyorum. Bakın altını çizerek söylüyorum; “Hizmet, üretim, milli gelir, vs. vs.” demagojilere kapılmadan, günlük yaşantımızın standartlarını, dışarı çıkıp diğer insanlarla etkileşime geçtiğimizde gerçekten adil ve herkesin hak ettiğini aldığı bir dünyada yaşadığımızı kimler daha çok hissettirmiş bunu göz önünde bulundururum ben...

Efsane devrimci Fidel Castro. Geçtiğimiz günlerde hastalığına, yaşlılığına yenik düştü ve vefat etti. Onda en sevdiğim yönlerden biri ne biliyor musunuz: Pek çok devrimci önderde olduğu gibi çatışma, suikast, vs. şekilde değil; düzenlenen bütün suikast girişimlerinden sağ çıkmayı başararak kendi eceliyle ölmeyi başarmış olması. Hem de yaşadığı hayatın doluluğunu düşünebiliyor musunuz? Hani derler ya hep “Hızlı yaşa genç öl.” diye.. Biraz da Amerikanvari popüler kültür ürünü bir laftır bu, yani faydalı işler yapmaktan çok bir Rock’n Roll havasını andırır. Fidel ise eylemleriyle hem hızlı yaşamayı hem de geç ölmeyi başaran insanlardan. Ben buraya uzun uzun yazmayacağım hayatını onlarca kaynaktan şöyle bir göz atıp okuyun: Doğru düzgün bir aileden dahi dünyaya gelmeden okuduğu hukuk fakültesi, teşebbüs ettiği ve insanlarda hak bilinci yaratmaya çalıştığı onlarca girişim. Düştüğü mahpus damları ve sonunda tekrar çıktığında içlerinde Che Guevara’nın da olduğu asıl harekatla Küba Devrimi’ni gerçekleştirmesi. Okuldan şehir eylemlerine, hapislerden dağlara, yeni bir devlet inşa etmekten inşa edilen devleti kalkındırmaya kadar her şeyin tadına bakmış ve eline bakan insanları asla yüz üstü bırakmamış, mutlak suretle onların refah seviyesini düşünmüş bir lider.

En çok düşündüğüm de ne biliyor musunuz: Kulaktan dolma bilgilerinizle, iki büyüğünüzün söylediği lafla küfür edilmek aile üyesini bırakmadığınız o Castro; dünyada yaptıklarından sonra şu anda vefat etmedi, “gerçek anlamda Hakk’ın rahmetine kavuştu.” Yazının başında söyledim. Kimsenin fikrine, zikrine, ten rengine bakmıyorum. Sosyal devlet anlayışını, herkesin hak ettiğini almasını sağlayan düzeni kim insanlar için daha yakın kılmış ona bakıyorum: Tamamen mantıksal olarak yaptığım bu çözümleme sonrasında da dürüst olmak gerekirse Fidel Castro en ön sıralarda geliyor.. Hatta ve hatta şöyle bir olay akışını okuduğunuz zaman duygusal olarak etkilenip motive olmamanız da pek mümkün değil. Şimdiki halimizle ve boyun eğdiğimiz şeylerle kıyasladığımız zaman…

Bugünün sabah toplantı yapıp öğle yemeğini Burger King’te yiyen komünist ve sosyalist arkadaşları o ve onun izinden gidenlerin görüşlerini çarpıtıp işi amacından saptırıyor olabilirler. Bugünün beyni makarna ve kömüre göre programlanan kahve bilginleri kimin kim olduğunu bilmeden ona ana avrat düz gidiyor olabilirler. Aynı şekilde diğer görüşlerde kendi istediği yere çekiyor olabilirler. Ama asıl şuna bakmak lazım arkadaşım: Ülkesinde sağlık hizmetlerini kim ücretsiz yaptı. Amerikan şirketlerinin arka bahçesine dönmüş bir ülkeyi kim “Küba Kübalılarındır” dercesine bambaşka bir ülkeye dönüştürdü? (Bu da milliyetçi arkadaşlara gelsin). Güney Amerika’da, Afrika’da sıkıntı çeken hangi bölge varsa hizmet vermesi için doktorlarını kim gönderdi? Ülkesindeki gelir adaletini ve ekonomik gelişmeyi değil, kalkınmayı kim sağladı? Bunlara bakıp, onlara göre konuşmak lazım. Şunu da gönül rahatlığıyla söylüyorum: Hayallerimizdeki dünyaya bizi bu derece yaklaştıran önder ve siyasetçi Donald Trump olsaydı; bugün yarın ve daha sonraki günler sürekli onu öven, eylemlerini siz takipçilere aktarmak isteyen yazılar yazıyor olurduk. Ama öyle bir şey yok değil mi?...

Uzun lafın kısası; Fidel Castro… Dünya üzerinde yaşamış, en saygıdeğer ve en çalışkan insanlardan biri. Düşmanınız olsa bile öyle boş yere küfür sallayıp geçiştiremeyeceğiniz, şöyle bir durup “düşmanın da dürüstü erdemlisi ayrı oluyormuş” diyeceğiniz bir insanmış. Saygıyla anıyoruz. Diliyoruz ki gittiği yerde dünyaya yaptığı katkılar doğrultusunda en güzel şekilde ödüllendiriliyordur. Hoş; o ve yukarıda saydığım gibi eylemlerde bulunan insanlar bunu genelde bir ödül bekleyerek yapmazlar, onların ödülleri dünyaya ektikleri tohumların gelecek nesiller boyunca büyüyen fidanlara dönüşmüş olmasıdır. Dünyayı cehenneme çevirenler genelde öbür tarafta ödül bekleyenler oluyor ya o da ayrı mesele…

Önümüzdeki yıllarda kapitalizmin acımasız kollarına kalan dünyanın durumunu hiç de hayırlı görmüyoruz. Bu şartlar altında büyüyen yeni neslin adalet, sosyal devlet anlayışı, gelir adaleti gibi kavramlar konusunda gerekli mücadeleyi göstermek için kendilerini hangi çevre şartlarında yetiştireceklerini de kestiremiyoruz. Hatta hepsinin değil ama önemli bir kısmının adaletsizliği algılayacak idrak kapasitesi olduğundan ve itaat kültüründen kurtulmuş olup olmadıklarından dahi şüphe ediyoruz. Evet vahşi kapitalizm; 21. yüzyılın derinliklerine doğru yol alırken her geçen yıl yaşlanıyor ve senin numaralarını bekliyoruz. Bireysel hayat hikayelerimizden bağımsız değerlendirmek gerekirse gerçekten önemli bir kitlesel mevzu…

Sevgili okurlar; zaten birçoğunuz ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur. Ama olur da bu yazı Fidel Castro’nun vefat etmediğini, geberdiğini düşünenlerden birine denk gelirse tek bir tavsiyemiz var: “Yukarıda saydığımız eylemleri ve bunları kimin daha çok yapıp, kimin dikkate bile almadığını düşünerek yorumunuzu yapın. Dünyanın öbür ucunda çöplükten bir ülke yaratan insana din tacirlerinden, milli gelir odaklı milliyetçilerden bakkal amcadan gusül abdesti almayı öğrenir gibi öğrendiğiniz şeylerle hakaret etmeden önce kendi içinde bulunduğunuz durumu ve bunlar için herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığını durun şöyle bir düşünün..”

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*