Ford, üretiminde sürdürülebilir malzeme kullanımını arttıracak

Ford’un Sürdürülebilirlikten sorumlu teknik müdürü Debbie Mielewski, Refocus 2017 programında otomotiv sektörünün sürdürülebilir materyal geliştirme çalışmalarını detaylarıyla anlattı.

2017 Refocus Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm Zirvesi’nde açılış konuşmasını yapan Debbie Mielewski, “Ford olarak bugüne kadar pek çok şey yaptık. Ama bu daha başlangıç.” şeklinde konuşmasına başladı ve geri dönüşüm programı hakkında bilgi vermeye devam etti.

Ford’un plastik ve çevreye zararlı atıklardan nefret etmesi ve atık malzeme kullanımını azaltmak istemesi dolayısıyla 2000 yılında göreve başladığını söyleyen Mielewski; ekibiyle beraber o günden bu yana sürdürülebilirlik adına göz kamaştırıcı gelişmelere imza atmış. Bunlardan ilki; 2000’li yıllarda Kuzey Amerika pazarında soya köpüğünden yapılmış minerler içeren Model U konsepti…. Konsept basında geniş yer bulmuştu ve Ford’un geri dönüşümcü çalışmalarının bir habercisi niteliğindeydi.

Hatta United Soybean Board adlı şirket; soya özlü bu üretim araştırmaları için Ford’a üç yıllığına 230.000 dolar hibe dahi vermiş. Ford ise bu desteği ve rüzgarı değerlendirerek çalışmalarına devam etmiş.

Soya köpüğü CO2 emisyonunu büyük ölçüde azaltıyor

Yakın zamanda Ford; “2015-2016 Sürdürülebilirlik Raporu”nu yayınladı. İlgili projelerin başlangıcından itibaren kat edilen aşamaların, elde edilen sonuçların yer aldığı bu raporda çok çarpıcı bilgiler yer alıyor. Özellikle soyadan yapılan malzemeler konusunda.

Araştırmalara göre Ford; soya köpüğünün yeni araçlarda kullanılması sayesinde CO2 emisyonunu 10 milyon kg’a kadar azaltmış. Evet; tam 10 milyon kg. CO2 gazı…

Bu başarının mimarlarından Mielewski; bunun kolay bir şey olmadığını, araştırmaların ve çalışmaların ısrarla devam etmesi gerektiğini, emisyonun azaltılması ve sürdürülebilirliğin arttırılması hususunda ancak bu şekilde adım atılabileceğini belirtti.

Ford Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford da sürdürülebilirlik konusunda yapılan çalışmaları çok gerekli bulduğunu belirterek, benzer faaliyetlerin her zaman arkasında olacaklarını belirtti.

Sürdürülebilirlik çalışmalarını yürütürken Ford’un en büyük endişesi; araçlarının kalitesinin ve dayanımının aynı ölçüde kalması. Yetkililer “Sürdürülebilirliği arttırmak isterken araçlarımızın kalitesinden ödün verilmesi en son istediğimiz şey” diye bu durumu da açıkça belirtti.

Ford’un bir diğer çevreci uygulaması: Buğday-Saman lastikler

Mielewski ve ekibinin çalışmaları sadece soya minderler ile sınırlı kalmadı. Bir diğer önemli adım da tamamı petrol ürünü olan plastikler konusunda geldi.

Kanadalı araştırmacılarla beraber yürütülen çalışmalar neticesinde Ford; %20 oranında buğday saman karışımı içeren plastikler üretmeyi başardı. Prototip aşamasının geçilmesi üzerine 2010 yılında Ford Flex’in üçüncü sıra iç depolama kutularında buğday saman plastikleri kullanıldı ve hayat geçti.

Kullanılan bu %20’si geri dönüştürülmüş plastikler ile üretimde petrol kullanımı yılda 10.000 kg, CO2 emisyonunu ise yılda 15.000 kg azalttı.

Yani araçların farklı ekipmanları üzerinden yapılan sürdürülebilirlik çalışmaları, toplam hesaba vurulduğunda ciddi bir petrol ve emisyon tasarrufu sağlamış oldu.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*