Hakkımızda

Tabiatın kutsal ruhlarından doğasever bir web sitesine: Yer-Su..

Tarih ve mitoloji meraklılarına bir araştırma noktası olması adına belirtelim: Yer-Su; Eski Türk inancında doğa olaylarını yöneten, doğayı koruyan ruhların varlığına duyulan inanışı ifade eden binlerce yıllık bir folklorik öğedir. Fakat Türk mitolojisinden bir isim seçmiş olmamızın siz değerli okuyucularımızı siyasi, kültürel herhangi bir peşin hükme sevk etmeyeceğine güvenerek; vizyonumuzu ve hayat görüşlerimizi açıklayan tanıtım yazımızı aşağıda arz ediyoruz:


Bir zamanlar insanların saygılı davrandığı, çeşitli ruhları içinde barındırdığı, dini inançlarında bulunan kurallar sebebiyle iyi bakmanın ibadet sayıldığı bir kavramdı doğa… Hatta kavram olmaktan öte bütün ömürlerini yeşillikler arasında geçirebildikleri, o temiz yayla havasında çekilen bir uyku sonrasında başlarını kaldırır kaldırmaz doğmakta olan güneşi gördükleri, gereksiz yere bir dalını bile kırmaktan korktukları ağaçlarla sohbet edebildikleri göçebe bir “hayat”tı. Bugünkü gibi hobi olarak yapmak zorunda kaldığımız; 1-2 haftada bir doğa yürüyüşüne çıkınca kendimizi mutlu hissettiğimiz ulaşılmaz bir sevgili değildi…

Evet; “Ama o zamanlar bugünün konforu, güvenliği yoktu ki. Senin göçebe veya avcı-toplayıcı dediklerin sürüler gibi yaşıyorlardı. Her an ölüm tehlikeleri vardı.” şeklindeki itirazları duyabiliyoruz. O zaman biz de sorarız bu salt mantıkla davrandığını düşünen dostlara: İçinde bulunduğumuz, sizlere bu yazıyı yazma imkanına sahip olduğumuz çağda hala vahşi hayvanların tehdidi altındaymış, ertesi güne yemek bulamama riski varmış gibi bir korkuyla hareket etmek ne kadar mantıklıdır? Sürü gibi yaşamamıza gerek bırakmayan temel ihtiyaçlar sonrasında icat edilen birbirinden yapay, birbirinden sanal yaşam tarzları; sahte zevkler, modalar, sahte başarılar hangi mantığın ürünüdür? Ailemiz, sevdiklerimiz ve çocuklarımız için daha iyi bir yaşam bahanesiyle her yerini betona çevirdiğimiz dünyada; onları ve bizi asıl koruyacak, besleyecek olan doğaya zarar vermemiz gerekiyormuş gibi bir algıya kapılmamıza ne sebep olmuştu? En önemlisini de özellikle hayatını bu “daha iyi yaşam standartları” uğruna harcamış orta yaşlılara veya daha büyüklere, hayatı öğrenmeye çalışan bir çocuğun saflığıyla soruyoruz: “Şu anda kendinizi, sevgilinizi, eşinizi ve çocuklarınızı güvende hissediyor musunuz? Peki ya daha yeşil ve daha temiz bir dünyaya göre daha mutlu olduğunuzu?…”

Sitemize bu ismi vermemizde de tarihi ve mitolojik figürlere olan merakımız kadar dikkatimizi çeken bu çelişki de etkili olmuştur. Yer-Su; lise tarih derslerinde gördüğümüz “Eski Türkler doğanın ve doğal olayların birtakım ruhlar ve doğaüstü güçler tarafından düzenlendiğine inanırlar ve bunlara yer-su adını verirlerdi.” cümlesinden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Eski Türklerin yanı sıra tarihçiler tarafında barbar, pagan, göçebe olarak nitelendirilip geçilen birçok topluluğun; bugünün insanının yanından bile geçemediği bir bilinçle doğaya saygılı olduğunu ifade etmektedir. Sahip oldukları düşük yaşam standartlarına rağmen doğayla barışık yaşamayı, eşitlikçi, kadın haklarına saygılı ve dayanışmaya dayalı bir toplum oluşturmayı öğrenmeleriyle bizim her geçen yüzyılda kendimizi duvarlar arasına kapatmamızı kıyasladığımızda ne kadar da tedirgin, hayattan zevk almasını bilmeyen korkaklar olduğumuzu kanıtlamaktadır.

Yani solcu ve komünist arkadaşlar Türk tarihinden bir figür gördükleri için ürkmesin. Yer-Su; tıpkı Yunan, Mısır, Viking, vs. mitolojilerde var olan doğa ruhları gibi masum, kültürel bir kavramdır. Dindar arkadaşlar da endişelenmesin; Eski Türk inancına ait bir kavramı kullanmamız, bütün o ruhlara gerçekten inandığımız anlamına gelmiyor. Milliyetçi arkadaşlar ise boşuna heveslenmesin; sitemizde yer-su inancının kattığı tarihi-kültürel hava ve atalarımızın sahip olduğu doğa inancından daha fazla bir tarihi bilgi bulunmayacaktır.

“Tabii ki doğa korunmalıdır.” şeklindeki klasik bir laf kalabalığından öte; eğer siz de büyükşehirlerin dar, kirli, gri betonlarının arasında büyümüş olmanın verdiği öfkeyle doğaya dönmek istiyorsanız; insanlığın eski avcı-toplayıcılıktan ve göçebelikten daha güvenli; bugünkü yaşam anlayışından ise daha bilinçli bir şekilde doğayı hatırlaması için küçük ama somut adımlar atmaya hazırsanız, geri kalan düşünceler ve hayat görüşleri birer teferruattır bizim için…

Gelecek yazılar için bir tanıtımda bulunacak olursak Yer-Su; yenilenebilir enerji, geri dönüşüm, yeşil ekonomi, doğa turizmi gibi doğaya yönelik alanlarda son derece gerçekçi, uygulanabilir çalışmalar ve araştırmaların paylaşılacağı bir platform olmakla beraber; yazarlarımızın gezi anılarından doğal yaşama dair fikirlerine; büyükşehirlerde girdikleri depresyonlardan, yine doğanın, yeşilin verdiği yaşama sevincine kadar her şeyin içtenlikle ele alınacağı bir ağlama duvarıdır. AVM’lerde, iş merkezlerinde, 1+1, 2+1 rezidanslarda hapsolanlar başta olmak üzere tüm doğaseverleri bekleriz..:)


Gizlilik Politikası