İnsan neden seyahat etmelidir?

Seyahat etmenin yolculuğa çıkıp “yeni şehirler, yeni kültürler, yeni insanlar” görmek olarak yapılan klasik tanımını bırakın. Bu yazımızda seyahat etmekte olan bir insanın yaşadığı değişikliklerden, aydınlanmalardan ve yolculuk esnasında yaşadığı geçirdiği ruhsal-psikolojik terapilerden bahsedeceğiz. Kendi iyiliği için bir insan neden seyahat etmelidir? Yolculuğun nasıl faydalarını görür? İşte kısa başlıklar halinde pılınızı pırtınızı toplamanız için makul sebepler:

1)Düzenli olarak yolculuk halinde olmak sizi daha dingin, çevik ve deneyime açık biri yapar

Aslında bunun ayrıntılı incelemesini yapmaya bile gerek yok. Kendine monoton bir düzen kurarak sürekli aynı yerlerde, aynı kişilerle vakit geçiren biriyle gezip gördüğü yerler listesine sürekli yeni bir tanesini ekleyen biri arasındaki farkı rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.

Yolculuğun o sizi daha zinde yapan havasına bir kez alıştığınız zaman; bir süre sonra bunun bağımlılığını kazanacak ve aynısını bir kez daha yapmak isteyeceksiniz.

2)Farklı kültürleri tanımak egonuzu küçültür, hayatın o kadar da hırslı planlar ve hedeflere değecek bir şey olmadığını anlarsınız

Kendi şehriniz veya köyünüz dışında başka yerlerde, başka dillerde konuşan insanların da kendine göre bir hayat kurduklarını; kendilerince örf ve adetleri olduğunu ve en önemlisi, onların da sadece aynı geçim sorunlarıyla boğuşan birer insan olduklarını görmek; ufkunuzu genişletecek, yeni bakış açıları kazanmanızı sağlayacaktır. Hele bu farklı kültürlere olan merakınıza uzay ve kainat da eklenirse, nirvanaya kadar yolunuz var demektir..:)

Yani arkadaşlar; Ego=1/Bilgi denklemi doğrudur. Onun için seyahat edin.

3)Aklınızda olan her yeri seyahat etmek; ileri yaşlarda yaşayacağınız pişmanlıkları minimuma indirir

“Yaşlandığınız zaman mutlaka pişman olacaksınız. Ama nelerden dolayı pişman olacağınız size kalmış.” gibi bir söz söylemiş biri, şimdi tam hatırlamıyorum.:)

Özetle durum şu ki; gençliğini kendini tamamen kısıtlayıp, hayallerini erteleyip “sadece” çalışarak-birikim yaparak geçiren birinin yapmadığı birçok şeyden pişman olduğunu sık sık gördüm. Ama umarsızca seyahat edip istediklerini yapmış birinin bunlardan dolayı pişman olduğunu şimdiye kadar görmedim. Yani büyük ihtimalle 20 yıl sonrasında “Keşke falan ülkeyi gezmeseydim de parayı bir kenara koysaydım.” gibi bir pişmanlık duymayacağız dostlar, gezin…:)

4)Yolculuk; görüp görebileceğiniz en iyi ruhsal terapidir

Yoldayken bütün sorunlarınızı, geçmişte bıraktıklarınızı ve gelecekte korktuklarınızı unutursunuz. İki yanınızdaki nesneler hareket ederken sadece önünüzdeki yol ve siz varsınızdır. Neyi düşünmek, neyi hayal etmek, nelere sevinip nelere ağlamak istiyorsunuz? Buyrun, daha iyi bir fırsat bulamazsınız.

Sonrası mı? Daha önce hiç tanımadığınız ve büyük ihtimalle tekrardan görmeyeceğiniz; yabancı olmanızın verdiği rahatlıkla kaygısızca hareket edebildiğiniz bir yerde kısa bir mola… Sonrasında aynısı bir döngü gibi devam eder…

Sinirinizi bozanlar, sizi gıcık edenler mi var? Gerçekten bir onur mücadelesi değilse sadece toplayın çantanızı yola çıkın. Yatırımınızı şimdiden yapın, gelecekteki pişmanlıklarınızdan birini azaltın.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*