İnternet çağı ve doğa…

Etrafınızdaki insanlarda meydana gelen değişimin farkında mısınız? Bırakın yaşlı-genç arasındaki tipik farklılığı; genç neslin bile kısa bir zaman dilimi içerisinde nasıl değişebileceğini görünce söyleyecek kelime kalmıyor lügatte… Kötü anlamda kullanmıyorum bu değişim kelimesini… Genel hatlarıyla bahsedecek olursak; günümüzde içinde bulunduğumuz imkan ve şeraitin eğlence anlayışımızdan günlük alışkanlıklarımıza kadar nasıl da her şeyi kökünden değiştirdiğine bizzat şahit olunca şaşırmamak elde değil…

Tabii ki bu değişimden herkes kendi amaçları çerçevesinde nasipleniyor. Azminden ve hırsından hiçbir şey kaybetmeden değişime uyum sağlayıp başarılı olanı görmeniz de mümkün; sanal dünyanın sanal zevklerine kendini kaptırıp bir daha çıkamamak üzere hapsolanı da… Ya da dışarıda geçirdiği vakitten, sosyal yaşantısından hiçbir şey kaybetmeden bunu sanal platformlarla pekiştirenleri de görebilirsiniz; zaten içinde bulunduğu yalnızlığı troll olmaya çalışıp daha da derinleştirmekten zevk alanları da… Bakın troll olup demiyorum, troll olmaya çalışıp….:)

İtiraf etmem gerekirse ister istemez ben de bu duruma dahilim ama düşünmemek elde mi değerli okurlar?… Siz söyleyin.. Çağa uyum sağlamakta bir sıkıntı çekmeyen 23 yaşında gencecik körpecik bir insan evladı olarak diyorum ki, eğlence anlayışımızdan arkadaşlık ilişkilerimize kadar her şey doğal olmayan bir ivmeyle değişti. Bakın sizlere dert yanmak için bile böyle bir blog sayfasını kullanmak; Kadıköy’ün Beşiktaş’ın ortasında doğaya olan özlemimin masturbasyonunu yaparcasına bu kanaldan ulaşmak durumunda kalıyorum. Aa; ama bir dakika. Bu aynı zamanda iyi de bir şey…:D

İşte… Kafamdaki bu kabataslak düşünceyi oturtmaya çalışırken karışıklık yaşadığım ve yardım istediğim kısım da tam olarak burası aslında… Bir yandan bizi en yakınlarımıza bile yabancılaştıran sanal dünya; diğer yandan dünyanın öbür ucunda da olsa aynı fikirleri paylaştığın biriyle iletişim kurmana imkan veren sanal dünya. Şöyle de sormak lazım: İnternet ve sanal alem bizi yakınlarımızdan mı uzaklaştırıyor? Yoksa gerçekten yakınımız olan ruh arkadaşlarımızı bulmamızı kolaylaştırarak, normal hayatta yakınımız sandıklarımızın oluşturduğu bariyerden kurtulmamızı mı sağlıyor? Hadi bakalım… Beş duyunuzu, ruhunuzu; arkadaşlıktan, dostluktan, aşktan anladığınızı bir arada düşünerek karar verin. Bu mobil dünyanın içinde kaybolmak durumunda mıyız? Yoksa sitemizin konseptini de oluşturan düşünce yapısı gereği mobil dünyaya gereken miktarda adapte olup doğasever gezginler, göçebeler olma şansımız var mıdır?

Yorumlarınızı ve görüşlerinizi belirtirseniz çok mutlu edersiniz….

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*