Jeotermal enerji nedir? Nasıl üretilir?

jeotermal enerji santrali

Yeraltında biriken sıcak su, buhar ve gazlardan elektrik üretmeye dayanan jeotermal enerji; sürdürülebilir enerjinin adeta gizli kahramanı konumundadır. Fosil yakıtlara göre sahip olduğu verimlilik, ucuzluk, sıfıra yakın emisyon gibi etkenler şöyle dursun; diğer yenilenebilir enerji yöntemlerine göre bile öyle avantajlara sahiptir ki; “Türkiye’de bununla ilgilenen kimse yok mu? Nerede bu devlet?” diye sormadan edemiyorsunuz. Evet; Türkiye sanıldığı gibi jeotermal enerji üretmek için verimsiz bir ülke değildir. Tam tersine muazzam bir potansiyele sahiptir. İlerleyen yazılarımızda bu konuya ayrıntılı olarak değineceğiz.

Daha çok giriş ve temel bilgi niteliğinde olan bu yazımızda; tarihi yüzyıllar öncesine dayanan jeotermal enerjinin ne demek olduğu, hangi prensiplere dayanarak elektrik ürettiği gibi hususları açıklayacağız.

Jeotermal enerji kaynakları

Yazımızın başında da kısaca bahsettiğimiz gibi jeotermal enerji; kaynağını yeraltında bulunan ve yüksek sıcaklığa sahip buhar, gaz, su gibi unsurlardan almaktadır. Burada bulunan ısı enerjisi basit mühendislik/termodinamik prensiplerinden yararlanılarak elektrik enerjisine çevrilir ve kullanıma hazır hale gelir.

Oraya geçmeden önce; yeraltında bulunan bu jeotermal enerji kaynakları nasıl oluşmaktadır? Fosil yakıtlarda olduğu gibi kullanılmasının herhangi bir sakıncası var mıdır?

İlk soruya cevap verecek olursak; sahip olduğu yüksek sıcaklıktan faydalandığımız bu yeraltı sıvı-gazları; volkanik faaliyetler, yer kabuğunun hareketleri, magma tabakasının etkileri gibi durumlar sonucunda çeşitli boşluklarda sıkışmış, belli bir ölçüde kimyasal içeren enerji depolarıdır. Coğrafya bilgisi biraz orta halli olanlar hatırlar: Yeraltındaki kaynar suların bir ürünü olan “gayzer”ler de büyük ölçüde aynı durumlardan ötürü oluşmaktadır.

Yani herhangi bir yapay müdahale yoktur. Dışarıdan bir yönlendirme söz konusu değildir. Yer kabuğu bizlere her şeyi hazır olarak teslim etmektedir ve bizim yek yapmamız gereken şey bu kaynağın üzerine gerekli üretim tesisini kurmaktır.

Buradan da akla şöyle bir soru gelebilir: Bu sıvı-gaz kaynakların sıcaklığı kaç *C cıvarında olmaktadır?

Öncelikle; maruz kaldığı harekete göre bu kaynağın sahip olabileceği sıcaklığın bir üst sınırı yoktur. Ayrıca ne kadar yüksek sıcaklığa sahipse o kadar fazla enerji üretme şansımız vardır. Fakat enerji santrallerinin gerçek anlamda çalışabilmesi açısından bir jeotermal enerji kaynağının en az 200*C hazne sıcaklığına sahip olması gereklidir. Ar-Ge çalışmalarıyla elde edilen birçok yeni teknoloji sayesinde bu asgari sınırı 170-180, hatta 150*C’ye bile çekmek mümkün olsa da; 200*C garanti niteliğinde, güvenilir bir sınırdır.

Fosil yakıtların risk unusuruyla karşılaştırıldığı ikinci soruya gelecek olursak; bir jeotermal enerji kaynağıyla bir fosil yakıtın taşıdığı kirlilik ve zarar potansiyeli tartışılamaz bile. Hatta aradaki fark matematiksel açıdan sonsuz olarak bile kabul edilebilir. Jeotermal enerji; karbon emisyonu, ucuzluk, sürdürülebilirlik gibi yönlerden bırakın o fosil yakıtları; rüzgar, güneş ve dalga enerjisi gibi diğer yenilenebilir kaynakları bile geride bırakabilmektedir.

Enerjinin geldiği yeri açıkladıktan sonra sıra diğer aşamalarda: Jeotermal enerji nasıl elektrik enerjisine dönüştürülür. Verimliliği ve maliyet/kazanç oranı nedir? Türkiye’de kullanılan/kullanılabilecek kaynak oranı nedir? Dünyada jeotermal enerjide lider ülkeler hangileridir?

Bütün bu sorular da tüm detaylarıyla beraber gelecek yazılarımızın konusu olsun. Şimdilik hoşça kalın…

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*