Jeotermal enerjinin verimliliği

images (26)

Jeotermal enerji; ABD, İzlanda, Filipinler, Endonezya gibi ülkelerde yaygın şekilde kullanılan bir enerji kaynağıdır. Fakat sahip olduğu rezervler bakımından şanslı ve zengin ülkeler kategorisine dahil edilen Türkiye için aynı şeyi söylemek zordur. Türkiye’deki enerji sektöründe jeotermal enerjinin kapladığı yüzdelik dilim ve yatırımcıların bu kola verdikleri önem başlı başına ele alınması gereken bir konu olduğu için bunu ilerleyen yazılarda ele alacağız.

Bu yazımız ise jeotermal enerjinin verimliliği ve seçilmesi halinde sağlayacağı avantajlarla ilgili. Yani ülkede bulunan rezerve göre değil de, teknik anlamda ortalama bir JES’in sağlayacağı verime göre bir değerlendirme… Ondan öncesinde jeotermal enerjinin tam olarak nasıl ve hangi kaynaklardan elde edildiğine dair genel bilgi edinmek isteyenler “Jeotermal enerji nedir?” isimli yazımıza da göz atabilirler.

Neden jeotermal enerji?

Evet; bu kritik soruya kısa ve öz bir şekilde cevap vermeye çalışalım. Hepsinden önce sadece yüzde olarak verimi merak eden varsa peşinen yazalım: Jeotermal enerji santrallerinin verimi %95 civarındadır. Rakamla söylemesi bile ne kadar hayrete düşürücü ve bir o kadar sevindirici değil mi?.. Hele ki diğer alternatiflerin verimi %30-60, belki %70 gibi bir yelpazede değişiklik gösterirken..

Bu kısa bilgiyi verirken aslında “Jeotermal enerjinin ne avantajı vardır?” tarzında bir soruya da en önemli cevabı vermiş olduk: Teknik ve yatırım mahiyetinde %100’e yakın bir karşılık alırsınız. Onun dışında daha fazla verimlilik sağlayan yönlerini de sıralayacak olursak:

  • Dünyada görüp görülebilecek en temiz enerji kaynaklarından biridir.
  • Yeraltı sularında meydana gelen sıkışmalar, işi birikmesi sonucu yüksek enerjili duruma gelen buharlardan faydalanılması sebebiyle JES’lerde yanma ve yakılma teknolojileri gerekmemektedir.
  • Yukarıdaki madde dolayısıyla sıfıra yakın bir emisyona sahiptir.
  • Ülkenin güneş veya rüzgar alma miktarından tamamen bağımsızdır. Yani sağlayacağı yıllık üretim istikrarlıdır.
  • Kurulumunda ödenen yatırım maliyeti diğer enerji cesitlerine göre epey düşüktür.
  • Diğer çesitlerdeki enerji kaynağını dolaylı yoldan kullanım, kullanılabilir duruma gelene kadar pek çok aşamadan geçme gibi verim kaybettirici unsurlar burada pek söz konusu degildir.
  • İş güvenliği ve kaza riski bakımından son derece güvenli bir iş sahasıdır.

Peki böylesine avantajlı ve cazip bir yenilenebilir kaynak olan jeotermal; günlük hayatımızda nerelerde kullanılır? Bunun da başlıca sınıflandırmasını yapacak olursak şöyle bir sıralama mümkündür.Ö

1) Öncelikle üretilen enerji devlet şebekesine, yani evlerimize kadar gelen elektriğin kökenine verilerek buradan katkı sağlayabilir. (Dolaylı olarak da adlandırılır.)

2) Onun dışında var olan doğrudan kullanım alanları ise daha çok endüstriyel ve sınai alanlardadır. Bunlar:

  • Merkezi ısıtma sistemleri
  • Soğutma ve havalandırma (air conditioning) sistemleri
  • Termal turizm ve kaplıca hizmetleri
  • Balıkçılık
  • Mineral ve maden suyu üretimi
  • Yerel ve bağımsız çapta elektrik enerjisi üretimi

şeklinde sıralanabilir.

Tabii ki bunlar dünya geneli baz alınarak sıralanan ve genel bilgi niteliğinde verilen cümlelerdir. Jeotermal enerjinin piri konumunda olan ABD, İzlanda gibi ülkelere göz attığımızda diğerlerinden hiçbir düşük standardı bulunmayan on binlerce evin elektrik ve ısınma ihtiyacının jeotermal kaynaklarla sağlanabildiğini, ülkelerin enerji piyasasında epey söz sahibi olabildiklerini görürüz.

Turkiye’deki ise durum hiç de hak ettiği yerde değildir ve bu husus ayrıntılı bir biçimde sonraki yazılarımızın konusu olacaktır.


Jeotermal enerji ile ilgili eklemek istediklerinizi yorum kısmında belirtebilir ve fikirlerinizi paylaşabilirsiniz sevgili okurlar. Şimdilik sağlıcakla kalın.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*