Kanal İstanbul’da ekoturizme yönelik bungalov evler de bulunacak!…

Yapımının planlandığı açıklandığından beri pek çok sansasyonel haberi de beraberinde getirip uzun tartışmalara sebep olan Kanal İstanbul’un içeriği zaman geçtikçe netleşiyor. Bölgede açılacak kanalın niteliği, köprülerin konumu, her iki yakada kurulacak şehirlerin özellikleri gibi hususlar baz alınarak yapılan 100 bin ölçekli plan onaylandı. Artık sıra 5 bin ölçekli planın hazırlanıp onaya sunulmasına geldi. Dünyadaki pek çok mühendislik harikası kanalın tasarımı incelenerek ilham alınan ve bölgeye has birçok özellik taşıyacak olan Kanal İstanbul’da sürpriz olan bir yön ise ekoturizme de yer verilecek olması…

Edinilen bilgilere göre her iki yakasında toplam 2 milyona yakın nüfusu olması planlanan taslak şehrin nüfusu 400-500 bine düşürüldü. Buna göre her iki yakada bu nüfusu karşılayacak şekilde konut sayısı yapılacak ve eski nüfus planına göre artan alanlarda ise eğlence, kültür ve sanat birimlerine önem verilecek. Ayrıca tıpkı İstanbul Boğazı gibi ikinci bir haliç yapılması planlanan Kanal İstanbul’un Terkos Gölü ve cıvarından geçtiği bölgelerde ise bungalov evler yapılacak ve bölge doğa turizmine açılacak.

Kanal İstanbul, doğa, çevre ve doğa turizmi

En azından genç neslin dünyada gördüğü en büyük projelerden biri olan Kanal İstanbul, gerçekleşmesi halinde bölgenin hem doğal ekosistemi hem de kent, insan popülasyonu üzerinde köklü değişikliklere sebep olacak. Düşünün; doğal yollarla oluşmamış olan bir kanalı günümüz teknolojisini kullanarak açıyorsunuz, çevresine sıfırdan tasarlanan ve inşa edilen (konutlarından kültür merkezlerine, ticari birimlere kadar), iskanı planlanıp komşu illerle ve çevreyle uyumu hesaba katılan (inşallah) bir şehir kuruyorsunuz. Proje ÇED onayına sunuldu. Fakat doğa turizmine ve bölgedeki nüfus dengesine yararlı olma ihtimali bulunsa da doğa katliamı ve çevreye zarar verme potansiyeli açısından birçok sorunla karşılaşması kesin gibi…

örnek bir bungalov
örnek bir bungalov

Ayrıca projede mutlaka olması planlanan çok güzel bir yön de; kanaldan itibaren en az 100 metre boyunca bir yapı bulunmayacak olması. Şöyle ki; her iki yakada kanalın yanından geçen karayolu dahil içeri kısımlara doğru 100 metrelik bir ağaçlıklı kısım olacak. Buradan itibaren de direkt yüksek binalar değil; 1-2 katlı yapılardan başlayarak daha iç kesimlerde 4-5 katlı binaların yapılabilmesi esas alınacak. Yani İstanbul Boğazı’nda denize sıfır konumda yapılan ne idüğü belirsiz yalıların aksine kanal ve çevresindeki doğal ortama, şehir planlamasının ve herkesin manzaradan, vs. imkandan yararlanmasına özellikle dikkat edilecek.

Söz konusu tartışmaları işin ehillerine bırakalım, zaten ne desek havada kalıyor. Proje öyle ya da böyle gerçekleşecek. 2023 yılında bitirilmesi planlanan Kanal İstanbul çevresinde yapılacak olan bungalov evlerin bölge doğasının tanıtımına ve ekoturizme çok önemli katkılarda bulunacağı kesin gibi. Projede doğa turizmi ve yeni nesil şehrin doğaya adaptasyonu hususunda duyarlı davrananları tebrik ediyor; sağlıklı şehir planlaması ve doğa esaslı turizm adına daha da büyük boyutlu çalışmaların ortaya çıkmasını diliyoruz.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*