Minimalist mimari ve sürdürülebilirlik

images (1)

1900’lerin başında ilk sinyalleri verilen minimalizm akımı; dünya çapındaki doğum ve gelişim sürecinden sonra pek çok alanda kendini göstermiş; 20. yüzyılın son çeyreğinde mimaride çokça tercih edilen bir akım olmuştur.

Anlamı ve vermek istediği mesajlar incelendiğinde minimalizm; resim gibi sanat dallarında yeşil mimari ve tüketim çılgınlığı gibi konulardan son derece farklı hususları ele almaktadır. Mimaride minimalist yaklaşım ise daha çok evin iç dekorasyonunda süslemeye, estetiğe yönelik hiçbir unsuru kullanmadan tamamen fonksiyonel, sayılı ve son derece sade eşyalarla bir iç tasarım yapılmasına dayanmaktadır. Yani minimalist esaslara göre dekore edilmiş bir evde mutlaka ama mutlaka rastlayacağınız ilk şey; tamamen işlevselliğe dayanan ve bazen evin büyüklüğüyle epey orantısız kaçacak şekilde az eşyanın kullanıldığı bir iç mimaridir.

Kural olarak bellediği ve sahip olduğu sadelik dolayısıyla evlerde minimalist yaklaşım; tasarruf ve çevre dostluğu gibi konularda büyükşehirde yaşayanların en ideal seçeneği olmaktadır.

Zaten metropollü doğa gönüllülerimiz de bunu fark etmiş olacak ki, Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkede minimalist evler artış göstermiş ve insanlarımız tüketim çılgınlığına karşı olan tepkilerini evlerinde aksesuar-süs amacıyla olan eşyaları kullanmamak suretiyle göstermeye başlamışlardır. Gerçekten de ama küçük ama büyük minimalist ev ortamının örneklerini incelediğimiz zaman insana ferahlık veren, gereksiz yüklerden kurtulmuş hissi veren ve lüzumsuz tüketimi önleyen o sade havasını kolayca fark edebiliriz.

Kendi minimalist evini yaratma yolunda olan biri olarak söylüyorum değerli okurlar; evinizde bu yaklaşımı şöyle bir göz gezdirip ele aldığınız ve uyguladığınız zaman kendinizi o kirli havadan, o stresli yaşamdan ve insan anatomisine aykırı bozuk sisteme dair pek çok unsurdan kurtulduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Bu değişim hayatınızda o kadar etkili olacak ki; bir kutu gibi olan evinizde sadece asıl amacı olan soğuktan barınma ve konaklama ihtiyacına geri döndüğünüzü; işinize veya seyahatinize başlamak üzere evinizden daha kendinizden emin bir şekilde ayrılabildiğinizi fark edeceksiniz. Ayrıca katılmadığınız gereksiz tüketim, anlamsız dekorasyon ve ev harcamaları gibi hususlar ile çevre korumasına ve doğa gönüllülüğüne dolaylı yoldan katkıda bulunmak da en güzel noktası… Olay basit:

1)Evinizde fazla değerli, pahalı ve kök salmanızı sağlayacak şeyler barındırmazsanız, hızlıca ve tereddüt etmeden dışarı çıkmanız, hayallerinizin peşinden gitmeniz kolaylaşır.

2) Yeşilin ve doğanın hakim olduğu bir ortamda yaşamıyor ve çevre etkinliklerine somut olarak katılma imkanı bulamıyorsanız; büyükşehirlerdeki gereksiz tüketimin önlendiği, çevremize kendi kendimize ördüğümüz hapishanelerdense hayatın kendisinin asıl güzel olan şey olduğunun hatırlandığı bir akıma dahil olmak sizi hem fikren, hem de ruhen çok daha iyi bir duruma taşıyacaktır.

Sonuç olarak; evlerinizde ciddi bir tasarruf sağlamak ve daha huzurlu bir yaşama kavuşmak adına minimalist denemeleri tüm yeşil aşıklarına şiddetle tavsiye ediyoruz değerli okurlar…

Peki mimaride minimalist anlayış ve bunun ekolojiyle, sürdürülebilirlikle olan ilişkisine dair sizin görüşleriniz nelerdir? Fikirlerinizi bizlerle paylaşırsanız çok seviniriz.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

1 yorum

  1. Artık ihtiyacımız olmayan her şeyi bırakmalı ya da bir başkasına vermeliyiz. Örneğin; giymediğimiz kıyafetlerimiz. Bize küçük ya da büyük gelen, tarzımızı yansıtmadığını düşündüğümüz, herhangi bir sebepten giymediğimiz, kullanılabilir durumda olan kıyafetlerimizi satışa çıkararak ya da ihtiyaç sahiplerine vererek kıyafetlerimizin kullanım ömrünü uzatmış, doğal kaynaklarımızın tükenmesini engellemiş oluruz.

    https://www.tarz2.com/azalt-ferahla-paylas-cogal

    Bizi sosyal medyada da takip edebilirsiniz:

    facebook.com/tarz2com
    twitter.com/tarz2com
    instagram.com/tarz2com

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*