Nevzat Tarhan/Psikolojik Savaş – Alıntılar

Nevzat Tarhan’ın adlı eserinden çok uzun zaman önce beğendiğim yerlerin altını çizip notunu almışım. Şimdi serbest kürsümüzde buluştuğumuz şu günde sizlerle paylaşmak istedim:

“Kültür ihracı yoluyla yapılan psikolojik savaşın örneğini bugün bütün dünya yaşıyor. Birçok kültürler yok olmak üzereyken Amerika kültürü dünyada tek kültür olma yolunda. Hollywood yapımı filmler, blucin, kola ve fast foodlarla insanların yüzyıllara dayanan kültürel dokuları, yaşama biçimleri ve damak zevkleri değiştirilmeye çalışılıyor. Fransa ve İtalya bu durumun farkında olan ülkeler olarak İngilizce’yi günlük yaşamda kullanmıyor; kendi mutfak, sanat ve dillerini böyle koruyabiliyorlar.

Kendilerine güveni az, eksiklik duygusu içerisinde yaşayan toplumlar, propaganda edilen kültürü kabul etmek için para harcamaya başlarlar. Zorlayarak değil, sempatik bir şekilde uygulanan bu yöntem yavaş yavaş sonuç verir.

Kültürel değişim projesinin bilinçli bir proje olduğunu ıspat eden bir olay 1980’li yıllarda ülkemizde yaşandı. O tarihlerde Kültür Bakanı Gökhan Maraş meclise, ABD filmlerinin kısıtlanması ve Türk filmlerinin teşvik edilmesi için bir yasa teklifi verdi. Bunun üzerine ABD Başkanı Bush bizzat telefonla T.Özal’ı arayarak yasa teklifinin Meclis’ten geri çekilmesini sağladı. Böylece Türkiye’de bol Amerikan filmi izlenecek, ardından Amerikan hayranı insanların sayısı çoğalacak ve tabii olarak da para akışı ABD’ye gidecekti. Bugün ABD dünya nüfusunun %5’ini oluşturuyor ama dünya kaynaklarının %25’ini tüketiyor. Şişman ve müsrif olan Amerika toplumuna kendi kaynakları yeterli gelmiyor. Böyle bir sistemin kurularak sermaye akışının ABD’ye gitmesinin düzenlemesi barışta dost ülkelere yönelik yapılan psikolojik bir faaliyettir. Esasında ABD yönetiminin bu konuda eli kolu bağlanmış durumdadır. Aslında psikolojik faaliyeti yürüten uluslararası sermayedir. Bu sermaye ABD yönetimini de etkisi altına almaktadır. Bir diktatör olan Hitler’in ortaya çıkmasında, Alman toplumundaki doyumsuz sermayenin büyük rolü olduğu bilinmektedir.”

 

Toplumun görünmeyen mekanizmasını işleten kişiler, görünmeyen hükümeti oluşturuyorlar. Adını hiç duymadığımız kişiler tarafından zihinlerimize şekil verildi, zevklerimiz biçimlendirildi.

(Walter Berneis’in Illuminati kitabından)

 

“Çinli general Sun-Tzu, 2500 yıl önce bu konuda bir kitap yazmıştır. Türki devletlerin parçalanması sürecinde kullanılan PS yöntemi, bugün için de geçerliliğini sürdürüyor. Sun-Tzu’nun bazı önerileri:

  1. Hasım ülkelerde iyi olan şeyleri gözden düşürünüz.
  2. Hasım ülkelerin hakanlarının başarılarını küçük göstererk şöhretlerini düşürünüz ve zamanı geldiğinde de kendi halkının onları hor görmesini sağlayınız.
  3. Adi ve aşağılık kişilerin iş birliğinden yararlanınız.
  4. Düşman halkın kendi aralarında olan uyuşmazlık ve kavgalarını yayınız.
  5. Hasmınızın geleneklerini gülünç hale getiriniz.”

(Sun-Tzu’nun Savaş Sanatı eserinden çıakrdığımız notlara da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.”

 

“Propaganda, bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan doktrin ve görüşlerdir.”

“Gelişme, özgür düşüncenin tartışıldığı ortamlarda olur.”

“Kaynak gizli kaldıkça; yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular olumlu sonuç verir.”

“Neden savaşacağı konusunda inancı olmayan kişi, savaş ideolojisine sahip değildir. Böyle kişiler, psikolojik savaşta kolayca bezginliğe ve vazgeçmeye maruz kalırlar. Fedakarlık duygusu taşımayan bir asker, savaşmaz. Önce kendi çıkarını düşünen asker, riske girmez. Savaş stres reaksiyonları, savaş ideolojisi olmayan ve inanmadığı savaşa giren askerlerden oluşur. Bir ordunun savaşma gücünü en çok zayıflatan yaralanmalar, psikolojik savaş zayiatıdır.”

 

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*