Organik tarıma nasıl katkıda bulunabilirim?

Organik tarım; insan sağlığına ve binlerce yıldır en önemli geçim kaynağımız olan tarıma hitap ettiği için diğer çevreci iş kollarından çok daha hassas olunması gereken bir konudur. Temel tanımıyla ürünlerin doğayla bütünleşik, doğallık-verim optimizasyonu sağlanmış bir şekilde yetiştirilmesini ve insan bünyesine daha uygun olmalarını amaç edinen bu iş kolu, 1990’lı yıllarda yapılan ilk girişimlerden sonra yeterince popüler bir hale gelmiştir. Artık ülkemizde hemen hemen herkes organik tarımın sağlık ve ekoloji açısından ne kadar önemli olduğunun, aynı zamanda geleceğin kazançlı meslekleri arasında bulunduğunun farkındadır. Organik tarımın Türkiye deki ve dünyadaki gelişimlerine dair yazılarımızı baglantilara tıklayarak okuyabilirsiniz.

Dolayısıyla; dünyada ve ülkemizde yükselişine hala devam eden organik tarım, ekolojik bilince sahip olanlar başta olmak üzere çiftçiler, yatırımcılar, emeklilik sonrası kendine yeni bir iş edinmek isteyenler gibi çok çeşitli kitlelerin ilgi odağı haline gelmiştir. Yani anlayacağınız; organik tarıma bulunulacak katkılar ve bu doğrultuda elde edilecek kazançlar herkesin yeteneğine, becerisine göre değişiklik göstermektedir.

Yazımızın ana fikri de bununla ilgili…

Kime sorarsanız sorun herkes size organik tarımın çevre koruma ve insan sağlığı kapsamında mutlaka önemsenmesi gereken bir sektör olduğunu söyleyecektir veya yukarıdakine benzer basit bir tanım yapacaktır. Bunların hepsi sözlü kısım tabii. Bir de “İyi güzel de Ben bu organik tarıma somut bir katkıda bulunamaz miyim? İlla ki kendi mesleğimi bırakıp çiftlik işletmeyi ve çiftçiliği mi öğrenmek zorundayım? Başka ne şekilde bu doğal tarım yöntemine destek olabilirim?” diye düşünen babayiğitlerimiz olabilir. İşte onlar için birkaç basit başlangıç noktası, gerisini araştırmak ve kendi yolunuzu seçmek size kalmış:

1) Organik tarım işine girmek

Hem kendi kazancınızı sağlamak hem de organik tarıma olabildiğince destek olmanın en kestirme ve en net yolu budur. Gerekli araziye ve sermayeye sahip olduktan sonra izinlerinizi alıp bir organik tarım işletmesi kurabilir, ürünlerinizi istediğiniz gibi yetiştirebilirsiniz. Ama tabii ki bu iş için sağlamanız gereken bazı şartlar vardır. Bütün bu konular hakkında detaylı bilgi edinmek isterseniz organik tarım çiftliği kurmakla ilgili yazımızı başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

2) Organik tarım çiftliklerinde çalışmak

Bunun katkısını kişisel olarak ilk seçenek kadar net bir şekilde hissetmeyebilirsiniz. Fakat organik tarım işinde tecrübe kazanmak istiyorsanız, henüz iş kuracak durumda değilseniz ve işe ihtiyacı olan bir çevreciyseniz, ekolojik görüşlerini iş hayatına taşımış insanlarla tanışmak istiyorsanız bir organik tarım çiftliğinde çalışmak, sizin için unutulmaz hatıralar ve gayet makul miktarlarda elde edilen kazançlar demektir. Organik tarım işi kurmakla ilgili yazımızda da bundan bahsetmiştik.

Ayrıca bütün bu gerçekçi faydalarının yanında organik tarım çiftliğinde çalışacak her bir kişi, sektörün ilerlemesine ve hak ettiği yerlere tırmanmasına katkı sağlayacaktır.

3) Organik tarımın önemine ve teşviğine dair faaliyetlere katılmak

Bu seçeneği tercih etmeniz halinde yapabilecekleriniz kurslara, konferanslara ve seminerlere katılmak; etkinliklere maddi-manevi destek sağlamak gibi çok çeşitli bir yelpazede değişiklik gösterebilir.

Organik tarımın sağlığımızın ve ekolojinin korunması için gerekliliğine dair hem toplumda hem de yetkililer nezdinde bilinç uyandırmak; sektörün yükselmesine ve daha fazla kişinin sağlıklı besinlere ulaşabilmesine olanak sağlayacaktır.

Aslına bakarsanız, geçici olarak kazancınızı bu işten sağlamak da organik tarıma bu kategoride bulunulabilecek önemli katkılardan biridir.

4)Organik tarım ürünlerinin daha fazla kişiye ulaşabilmesi ve en önemlisi, daha uygun fiyatlarda satılabilmesi için çalışmalarda bulunmak

Evet, bu husus aslında organik tarım ürünlerinin daha fazla satılabilmesi ve toplumda kullanımının yaygınlaşması için en can alıcı noktalardan biridir. Çünkü çoğu kişi, organik ürünlerin daha sağlıklı ve zararsız olduklarını bilse bile ürünlerin fiyatı yüksek olduğu için klasik meyve-sebzeleri tercih etmeye devam etmektedir. Bu yüzden; organik ürünlerin fiyat bazında diğerleriyle rekabet edecek düzeye gelebilmesi için gerekli tüm iktisadi-kamuoyu çalışmalarına destek olmak, belki de en kestirme seçenek olacaktır.


Organik tarımın gelişebilmesi için genel hatlarıyla sunacağımız öneriler bunlardır sevgili okurlar. Sizin de önerileriniz ve fikirleriniz mevcutsa yorum kısmından paylaşabilir veya sitemize yazar olarak katılarak çok daha fazla kişiye sesimizi duyurabilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*