‘Türk akımı’ adı altında yeni bir doğa katliamı mı geliyor?…

Evet sevgili okurlar… Gün geçmiyor ki İstanbul’da ve büyükşehirlerde doğa katliamının olmadığı, çeşitli AVM, vs. endüstriyel projeler sebebiyle doğal alanların, hatta SİT alanı olarak belirlenmiş yerlerin ortadan kaldırılmasının planlanmasını görmek artık normal bir şey oldu bizler için… Ne kadar kötü bir tablo değil mi?… İşte bu tarz konulara karşı sesimizi yükseltmek, muhalif bir tutum sergilemek istediğimiz zamansa, vatandaşların “E ne yapalım kardeşim o zaman? Hiç kalkınmayalım mı, gelişmeyelim mi?” tarzında cevaplarını duyabiliyoruz. Tek cümleyle belirtecek olursak; Türkiye’mizin 1 milyon kilometrekareye yakın yüzölçümü mevcut. Kalkınma ve gelişim için kullanılabilecek koca bir Anadolu coğrafyası, koca bir sarp Karadeniz var. Kalkınma ve gelişme ayağına kalkıp da tam ağaç kesmeniz, doğa katliamı yapmanız gereken yerleri 12’den vurmanıza gerek yok. Hem bakın; Anadolu coğrafyası on yıllardır nasıl da kalkınmayı, gelişmeyi bekliyor... Ayrıca yeşil ekonominin ön gördüğü pek çok alternatif gelişim ekonomisi ve oluşturulmuş uluslararası platform varken neden bu nostalji, bu klasiklik?.. Bu zihniyetle ilgili daha önce pek çok köşe yazısı yazmıştık. Yazar köşesi kategorimizde takılarak bunlara ulaşabilirsiniz.

Neden bu parafrafı peşinen yazdık? Çünkü; sizlere vermekte olduğumuz haber, tam olarak bununla ilgili. Malumunuz; Karadeniz boyunca ilerlemesi ön görülen “Türk Akımı” adlı bir doğal gaz boru hattı projesi mevcut. 23. Dünya Enerji Kongresi’nde somut bir adım atılmış ve Türkiye-Rusya enerji bakanları arasında bir anlaşma imzalanmıştı.

Projenin aşamaları bir bir aşılırken koca Karadeniz’i aşıp gelecek olan boru hattının Türkiye’de nerede biteceği ve doğal gaz temininin yapılacağı da belli oldu: Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre Tekirdağ’da bulunan Kıyıköy Kasabası’nda karaya çıkacak olan Türk Akımı; buranın doğal dokusuna ve ormanlarına telafisi olmayan zararlar verdiği gibi, İstanbul ile Trakya’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Istırancalar’ı ikiye bölerek doğal su akışının altını üstüne getirecek. Çünkü; söz konusu bölgeden karaya çıkacak olan boru hattı; Istırancalar’da açılacak bir kanal vasıtasıyla kontrol altına alınacak. Türkiye’nin sorumluluğunda yapılacak bir yeraltı boru hattı ile de Yunanistan’ın İpsala Kasabası’na ulaştırılacak.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (DAYKO) Başkanı Nusret Türkkan; zararın boyutlarını zihnimizde çok daha rahat canlanması açısından şöyle örneklemelerle dile getirdi: Istırancalar’da açılacak olan kanal sebebiyle bölgedeki ağaçların büyük bir bölümü kesilecek. Kesilecek ağaçlar; 3. Köprü için yapılan katliamın yaklaşık 2 katı boyutunda… Kıyıköy ve Istırancalar’ın yapısının böyle yapay bir şekilde bozulması hem SİT alanına, hem de doğal su kaynaklarına ciddi zararlar verecek. Hem doğal dokusu bozulup hem de ormanlarının %40’ını kaybedecek olan Istırancalar’da, su kaynaklarının da %80 oranında azalması ön görülüyor.


Ne diyelim.. Kamuoyunun bu kez orman katliamı ve doğal kaynakların çar çur edilmesi hususunda daha sağlam bir duruş sergilemesi, yeşil ekonominin ön gördüğü gelişim ve sosyal hayat çerçevesinde kalınması ve yetkililerin kalkınma, gelişme zihniyetini biraz olsun değiştirebilmesi dileğiyle, projenin gelişim aşamaları için yakın takipteyiz. Sevgiyle kalın…

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*