Türk Akımı projesi TBMM Genel Kurulunca onaylandı

Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya arasındaki doğal gaz alışveirşini daha ucuz yoldan yapmayı, akabinde Avrupa ülkelerine ulaştırmayı hedefleyen Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı Projesi; TBMM Genel Kurulunda alınan karar neticesinde onaylandı.

Aslında Mayıs 2015’te gerekli prosedürleri tamamlanan ve inşaat hazırlıklarına başlanan hattın; devletlerin ilgili mercileri ve enerji kuruluşları arasında yapılan görüşmelerin de başarıyla sonuçlanması, aynı şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da onaylaması üzerine yapımına başlanmasına hız verilmiş, son günlerde projeyle ilgili duyulan haberler epey çoğalmıştı.

Sonuç olarak Türk Akımı’nın 2017 yılına girmeden resmen inşaatına başlanması ve iki ülke arasındaki enerji ticaretini arttırması bekleniyor.

Avrupa ile sürekli sorunlar yaşayan Rusya’nın enerji ihracatını Türkiye üzerinden yapmayı daha uygun görmesi, aynı şekilde Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir lojistik merkezi olmayı istemesi amaçlarının birleşmesi; taraflar arasında anlaşmazlık çıkması ihtimalini düşürüyor ve Türk Akımı’nın her geçen gün daha da ilerlemesini sağlıyor.

Fakat yetkililer; söz konusu enerji taşımacılığının uluslararası ilişkilerden, maziden tamamen bağımsız olduğunu; birinin ticaret, birininse tarihi-siyasi ilişkiler bazında ele alınması gerektiğini, birbirinden tamamen ayrı şeyler olarak görülmesini istediklerini de belirtiyor. Ticaret ve alışveriş hayatın bir gerçeğidir, her zaman vardır. Siyasi ve tarihi statülerin, hikayelerin de tüm dünya çapında çözülmesi ve dünyanın, Türkiye’nin ardına bakmadan ilerleme imkanı bulması dileğiyle…

Yer-Su olarak bu devasa projeyi takdir ediyor ve başarılar diliyoruz. Fakat burada çok önemli bir virgül koymak şart: Türk Akımı, bizim gözümüzde sadece bir enerji haberidir. Yenilenebilir enerji değil. Daha önceleri “Türk Akımı adı altında yeni bir doğa katliamı mı geliyor?” başlıklı yazımızda boru hattının Türkiye’de kıyıya çıkacak olan Istırancalar Mevkii’nde ciddi bir doğa katliamına sebep olacağının, bölgedeki su kaynaklarının tükeneceğinin ön görüldüğü bir yazı yazmıştık. Eğer ki ön araştırmalar doğru çıkar, Türk Akımı projesi uğruna bir doğa katliamı gerçekleşirse; yenilenebilir enerjiyi ve çevreciliği prensip edinmiş bir platform olarak tavrımız kesin kes, istisnasız bir muhalefet olacaktır. Okuyucularımıza bunu da belirtmeden geçmeyelim.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*