Türkiye ve elektronik geri dönüşümü

Elektronik geri dönüşümü dünya üzerinde en çok büyüme gösteren; adeta “Geliyor, geliyor..” dedirten geri dönüşüm çeşitlerinin başında gelmektedir. Cam olsun, demir olsun diğer klasik ve çok daha köklü geri dönüşüm materyallerine kıyasla bu kadar hızlı bir çizgide seyretmesinin sebebini ise tahmin etmeye bile gerek yoktur tabii… 1970-80’lerden beri dünyanın elektronik, günümüzde de yazılımsal bir devrim yaşamakta olduğunu düşünürsek, hayatımızın her alanına giren elektronik cihazlar; hayatımızı kolaylaştırdığı ve günlük yaşamımızda yer bulduğu ölçüde elektronik atık olarak dünyanın da bir sorunu haline gelmektedir. Haliyle geri dönüşüm için kullanılmayan elektronik atıklar, daha kısa ismiyle e-atıklar; hem çevreye verebilecekleri zarar, hem de bünyelerinde bulunan demir, bakır, altın vs. çok çok çeşitli materyalle günümüzün kanayan yaralarından biridir.

Bu da ilginizi çekecek: Dünya ve elektronik geri dönüşümü

Elektronik geri dönüşümüyle ilgili gerek dünyada gerekse ülkemizde yapılmakta olan pek çok girişim mevcut. Hemen üstteki bağlantıya tıklayarak elektronik geri dönüşümünün dünyadaki durumuna dair yazdığımız yazıyı da okuyabilirsiniz. Ayrıca elektronik geri dönüşümünün ne demek olduğunu, nasıl yapıldığını merak edenler “Elektronik geri dönüşümü nedir? Nasıl yapılır? Basamakları nelerdir?” başlıklı yazımızı da okuyabilirler.  Çok şükür ki dünya başta olmak üzere Türkiye’de de bu konuda var olan farkındalık adım adım artmakta ve elektronik geri dönüşümü tatmin edici seviyelere gelmektedir.

Türkiye’de elektronik geri dönüşümü

Kendimize bu soruyu sorduğumuz zaman Türkiye’de elektronik geri dönüşümünün, e-atıklar konusunda var olan bilincin gerek ülke içinde, gerekse yurt dışında ülkelere kıyasla aşağı yukarı aynı pozisyonda olduğunu görürüz. Mesela 2015 verilerine göre Türkiye e-atık’ta dünya sıralamasında 17. sıradadır. 184 ülke arasında 17. sırada edindiği yerle Türkiye; dünyada e-atık üreten ve geri dönüştüren ABD, Çin ve Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin hemen ardından gelmektedir. ABD ve Çin tabii ki kalabalık nüfus sebebiyle de bir avantaja sahiptir fakat biraz daha hızlandırılması durumunda Türkiye’deki elektronik atıkların geri dönüşümü; 21. yüzyılda alması gereken yeri alacak ve diğer geri dönüşüm çeşitleriyle beraber en büyük branşlardan biri haline gelecektir.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*