Türkiye ve kağıt geri dönüşümü

Merhabalar sevgili yer-su okurları;

Geri dönüşüm köşemizde bugün, işin sosyal sorumluluk ve çevrecilik yönü kadar ülke ekonomisini, endüstriyel kalkınma hızını da etkileyen konulara değineceğimiz bir yazı dizisine başlıyoruz: Geri dönüştürülebilir atıkların Türkiye pazarındaki ağırlıkları ve dönüşüm oranları. Başlıktan gördüğünüz üzere dizimizin ilk konusu da kağıt geri dönüşümünün Türkiyedeki rolü ile ilgili..

Yıl içinde Türkiyede tüketilen kağıt miktarı, bunların geri dönüştürülme, ihraç ve ithal edilme miktarları gibi veriler de yazımızın da konusu gereği önemli bir rol almaktadır.

Bunlara gelmeden önce; kağıt geri dönüşümünün temeline ve Türk insanının atık kağıt toplama, dönüştürme işine ne gözle baktığını irdelemekte fayda var. Çünkü gerek kağıt gerek diğer geri dönüşüm çeşitlerinde teşviklerin, teknolojik imkanların yanında asıl önemli olan kısım, halkın geri dönüşümcülük konusunda sahip olduğu bilinçtir. Toplayıcılıktan taşımacılığına, dönüşüme kadar her türlü iş imkanı tabandan itibaren oluşur. Geri dönüştürülecek materyal miktarı ve lojistik kolaylıklar da yine halkın bilinç seviyesinde kolaylaşır.

Kağıt geri dönüşümünü sahip olunan sosyal sorumluluk bilincine bakıldığı zaman ülkemiz bu konuda “vasat, idare eder” denilebilecek bir seviyededir. Sınai ve endüstriyel bazda kağıt geri dönüşümü, bunların tekrardan kullanıma sunulması gibi konulara bakıldığında Türk ekonomisi, hiç de azımsanacak bir durumda değildir. Fakat ulaşılan bu seviyenin aracısı da, geri dönüşüm sektörünün bizzat içinde bulunan ve geçimini bu şekilde sağlayan insanlardan başkası değildir. Yani buradaki mantık basittir. Herhangi bir sektörde çalışıyorsanız o konuda araştırmaların yapılması, iş sahasının genişletilmesi, yeni teknolojilerin getirilmesi gibi konularda öncü olursunuz. Bu da sizin daha çok kazanmanızı sağlarken sektörün ülkedeki pazar payının büyümesini de sağlar.

Türkiyede kağıt geri dönüşüm bilinci

İşte kağıt geri dönüşümü konusunda Türkiye’nin bariz bir sorunu varsa, aynı zamanda yukarıdaki cümlenin de içinde saklıdır sevgili okurlar: Türkiye’de kağıt geri dönüşümünün, sektörel anlamda ilerlemesi dışında sosyal sorumluluk kapsamında pek de hatırı sayılır bir durumu yoktur. En basitinden örnekleyecek olursak hala milyonlarca insan; kağıt çöpleri diğerlerinden ayırmak, bu tarz aktivitelere herhangi bir şekilde katkıda bulunmak gibi şeyleri vakit kaybı olarak görmekte, bu konuların sahip olduğu sosyal zorunluluğun farkına varamamaktadır. Hatta bir işin ucundan tutarak geri dönüşüm sektörüne adım atmak isteyen kişiler yakınları tarafından “Çingeneler gibi çöplerden kağıt mi toplayacaksın, git de doğru düzgün bir işte çalış” gibi motivasyon düşürücü cümlelere maruz kalmaktadır.(Çingene sözü tamamen deyim itibariyle söylenmiştir. Herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebep olmasın)

Sosyal sorumluluk seviyesinin düşüklüğünün ve yanlış bakış açısının sebebi nedir?” gibi bir soruyu cevaplamak, epey uzun ve kapsamlı bir makale gerektirecektir. Fakat kısa ve öz bir kişisel görüş sunacak olursak; sebep geçim sorunundan ve geri dönüşüm endüstrisinin orta ölçekli imajdan sıyrılamamasından başka bir şey değildir. Yani ya insanlara geri dönüşümden çok iyi kazançlar elde edebilecekleri konusunda pazarlama-reklamcılık faaliyetleri yapılmalı ve tabii ki sonunda verilen söz tutulmalıdır. Ki bu geçim sağlama kısmında yıllar boyunca sosyal bilinç de oturacaktır. Ya da insanların gelir seviyesi, çalışma saatleri gibi hususlar sosyal sorumluluğa vakit ayırabilmelerini sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. İnsanların sosyal sorumluluk projelerine duyarlı olmaları için ilk önce sosyal sorumluluğa muhtaç konumundan kurtarılmaları gereklidir. 

Kişisel yorum bazındaki bu yorumlardan sonra söylenecek şey şudur ki; kağıt geri dönüşümünün sosyal bilinç ve duyarlılık anlamında ciddi bir şekilde geliştirilmesi gereklidir. Eğer yapılabilecekler konusunda biraz daha beyin fırtınası yapmak isterseniz “Geri dönüşüme nasıl katkıda bulunabilirsiniz?” yazımızı da okuyabilirsiniz.

Ekonomide ve endüstride kağıt geri dönüşümü 

Türkiye’de atık kağıtların toplanma ve işleme aşamaları 2010 yılına yaklaşırken artış göstermiş, bunu da günümüze gelinceye kadar AB’ye uyum süreci çerçevesinde yapılan teşvikler ve yatırımlarla beraber yükselen bir geri dönüşüm sanayisi izlemiştir.

Basit bir örnek vermek gerekirse; atık-sıfır fark etmeden yıllık kağıt tüketiminin 4.200-5.000 milyon ton arasında seyrettiği ülkemizde, aynı şekilde ithal ve ihraç edilen kağıt ürünleri de genel toplam yönünden ufak dalgalanmalar dışında çok fazla değişiklik geçirmemiştir. Fakat atık kağıtların ekonomiye geri kazanım oranları ve üretilen tüm kağıtlardaki yüzdelik dilimi istikrarlı bir şekilde artmıştır. Örneğin; 2005 yılında toplanan atık kağıt miktarı 1600-1650 milyon ton cıvarında olup genel toplamın %40’ını oluştururken, 2008 yılında toplanan miktar  1850 ton gibi bir miktara çıkmış ve tüm pazarın %43’ünü kaplamıştır. 10 senelik zaman zarfı içerisinde geri dönüştürülmüş kağıdın miktarı tüm üretimdeki payı %40’ın altına düşmemiş, %50’yi zorlayacak şekilde yükselmeye devam etmiştir.

Peki bu rakamlar gerçek hayatta ne ifade etmektedir?” diye sorarsanız, Türkiyemizin geri dönüşümcülükte sahip olduğu orta halli seviyeye tam olarak burada rastlıyoruz. Çünkü dünyada sahip olunan geri dönüşüm teknolojisi ve bilgi seviyesi esas alınarak yapılan bir kabule göre %55 civarı verim, optimum seviye olarak kabul edilmektedir. Yani %60’lari zorlayabilecek bir geri dönüşüm verimi, biraz özen ve biraz yatırımla gayet ulaşılabilecek bir hedeftir. Bunun dışında tabii %72 verimle Almanya, %70 verimle Avusturya gibi ülkeler de karşımıza çıkmaktadır fakat siz de biliyorsunuz ki bu ülkelerdeki geri dönüşüm sanayisi dünya için kabul edilen optimum seviyenin epey üzerindedir.

Ama her şeye rağmen kağıt geri dönüşümü; 2016 yolundayken 4.5 milyon tonu aşkın uretim kapasitesi ile ülkemizin önemli sanayi kollarından biridir. Bundan iki yıl öncesi boyunca %7-10 gibi büyük dilimlerle buyume göstererek ilerleyen sektör, 2016 yılı henüz bitmemişken halihazırda %7 lik büyümeyi kaydetmiştir. Ama üretim kapasitesindeki bu artış aynı hurda kağıt yetersizliğini doğurmuş, üretim tesisleri yurt dışından atık kağıt ithal etmek zorunda kalmışlardır. Kağıt geri dönüşümünün bu kronik sorunu halen devam etmektedir.

Sonuç olarak; üretim, yüzdelik dilim gibi hususlar için kağıt geri dönüşümüne yapılan yatırımların ve teşviklerin arttırılmasına ihtiyaç vardır. Fakat bu ikincil kağıtların kullanımı, ekonomiye geri kazandırılması, yeterli miktarda atık kağıt toplanabilmesi kısımlarında yine sosyal bilinç bölümünde dile getirdiğimiz sorunlar devreye girmektedir.

Neden mi? Çünkü toplam üretimin %40’indan fazlası geri dönüştürülmüş kağıtlardan oluşsa bile bu ikincil maddelerin aynı yıllarda ancak %80 civarı gerçekten kullanılmıştır. Yani geri dönüştürülen kağıtların hatırı sayılır bir kısmı olması gerektiği gibi kullanılmamakta ve ekonomiye geri kazandırılmamaktadır.


Evet değerli okurlar. Türkiye’de kağıt geri dönüşümünü finansal-teknolojik ve sosyal sorumluluk olarak iki kategori halinde incelediğimizde sunacağımız nacizane görüşlerimiz bunlardır. Sizler de yorum yaparak ya da en güzeli sitemizin kadrosuna katılarak görüşlerinizi tüm ziyaretçilerimizle paylaşabilirsiniz.

Dizinin gelecek yazılarında görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*