Türkiye ve rüzgar enerjisi

Türkiye’de en çok kullanılan yenilenebilir enerji kaynaklarından biri rüzgar enerjisidir. Zaten güneş enerjisiyle beraber rüzgar enerjisi; tüm dünyada en çok bilinen ve en çok yatırımı bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarının ikisini oluşturmaktadır. Tabii ki ikisi birbirinden farklı prensiplerle çalışır fakat rüzgar enerjisinin daha büyük maliyetlerle yapıldığı, birim olarak konuşulan üretim ve tüketimin daha büyük olduğu muhakkaktır.

İlginizi çekebilir: Dünya ve güneş enerjisi

Rüzgar enerjisi her yerde daha çok değer kazanan, karı artan, hem de resmi kuruluşların çevre korumaya yönelik kararları neticesinde daha çok yönelinen bir enerji çeşidi iken Türkiye’nin rüzgar enerjisi konusundaki tutumu nedir? Dünyadaki trendi yakalama durumu, rüzgara uyum sağlama miktarı nedir? Konumuza geçmeden önce dünya ve rüzgar enerjisi başlıklı yazımızı da başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

Türkiye’de rüzgar enerjisinin durumu

Uzmanların belirlediği rüzgar enerjisi potansiyeli, yatırımcıların yönelimleri, devletin teşvikleri göz önüne alındığında Türkiye’de rüzgar enerjisinin durumu tek kelimeyle “orta halli” olarak nitelendirilebilir. Çünkü Türkiye coğrafyasının rüzgar alım miktarı ölçülerek, olası rüzgar türbin kurulum potansiyeli hesaba katılarak belirlenen rakamlarla kıyaslandığında güncel rüzgar enerjisi üretimi kapasitenin halen yarısındadır.

Fakat geçmişten günümüze kıyaslama yaptığımızda Türkiye’deki rüzgar enerjisi yatırımlarının tam spesifik bir noktada adeta patlama yaptığını görürüz. Tıpkı Kambriyen Dönemde canlı çeşitliliğinde yaşanan patlama gibi..:)

1998 yılında rüzgar enerjisi ile üretime başlayan Türkiye’de uzunca süre kurulu güç 20 MW’ın altında kalmış, 2005 yılında kabul edilen 5346 Sayılı Yenilenebilir Elektrik Kanunu sonrasında kurulu güç ve üretim neredeyse her yıl %100’den fazla artarak günümüze kadar gelmiştir. Yani 2005’ten bu yana rüzgar enerjisinin toplam enerji üretimindeki yüzdesinin artmasında bundan 12 yıl önce devletin yaptığı reformlar ve teşvikler çok etkili olmuştur.

Resimde 1998’den itibaren MW cinsinden Türkiye’deki kurulu rüzgar gücünü görüyorsunuz. 1998-2005 arası 7 yıllık dönemde %150’lik büyüme ancak sağlanıp kurulu güç sadece 20,1 MW’a ulaşmış. 2005-2010 arası dönemde ise her yıl iki kattan fazla bir artış gözlenmiş. Bunun sebebi ise tabii ki inşası tamamlanan RES’ler.

Ayrıca meraklısına bir dipnot olarak verelim: Türkiye’deki ilk Rüzgar Enerji Santrali 1998 yılında İzmir’de inşa edilmiştir.

Benzer bir yazı: Rüzgar enerjisinin verimliliği

2010 yılına kadar veri içeren grafik haricinde, Türkiye’deki rüzgar enerjisi yatırımlarının güncel durumuna bakacak olursak; 2016 yılı sonunda Türkiye’deki kurulu rüzgar gücü 5,790 MW olarak ölçülmüştür. 2017 yılındaki tahmini artışlarla beraber Türkiye; sahip olduğu potansiyelin halen %10’dan azını kullanmaktadır. Halen toplam elektrik tüketiminin %6,3 kadarını karşılayabilmektedir. Rüzgar enerjisinde geç kalınmış ama olması gereken standartlara doğru hızlandırılmış bir şekilde ilerlenen bu programda hükümet, 2023 yılına kadar 20.000 MW kurulu rüzgar enerjisi gücüne ulaşmayı hedeflemektedir.

Türkiye rüzgar enerjisi potansiyeli 48.000 MW’tır. Bu hesaplama yapılırken, Türkiye coğrafyasında deniz seviyesinden 50 metre yükseklikte ve 7.5 metre/saniye rüzgar hızına sahip alanlar baz alınmıştır. Eğimli ve çeşitli sebeplerden ötürü santral kurulması mümkün olmayan alanların çıkarılmasıyla birlikte söz konusu şartları sağlayan alanlarda kilometrekare başına 5 MW gücünde rüzgar santrali kurulabileceği kabul edilmiştir. Özellikle sahil kesimleri hariç doğudan batıya doğru uzanan iç kesim boyunca rüzgar enerjisinin verimli olduğu harita üzerinde de belirlenmiştir.

Koyu mavi alanlar rahatlıkla rüzgar enerji santrali kurulabilecek yerleri göstermektedir. Ülkemizin nasıl bir yenilenebilir enerji cenneti olduğunun sadece bir kanıtıdır bu harita…

Aşağıdaki grafikte de Türkiye’de en çok rüzgar enerjisi üretilen illeri görebilirsiniz:

Yüzölçümünün boyutuna dair daha iyi bir örnek verelim: Eğer ki verimli olarak belirlenen tüm alanlara rüzgar enerjisi santrali kurulursa bu; Türkiye yüz ölçümünün %1.30’una denk gelmektedir.

İlerleyen yıllarda devreye alınacak yeni rüzgar enerji santralleriyle birlikte Türkiye’nin rüzgar enerjisi üretiminin aynı hızla artması ve 2023 için belirlenen 20.000 MW’lık hedefe ulaşılması beklenmektedir.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*