Türkiye’de nesli tükenmekte olan hayvanlar-2

Türkiye’mizin dört bir yanından nesli tükenmekte olan hayvanları değerli okuyucularımıza resimlerle gösterdiğimiz, haklarında kısa bilgiler verip de bir nebze olsun duyarlılık uyandırmaya çalıştığımız yazı dizimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir önceki galerimize bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz:

1) Hint Oklu kirpisi 

Bilimsel sınıflandırmada “Hystrix indica” olarak geçen bu şirin canlı sadece Türkiye’ye özgü değil, Akdeniz iklimine uyumlu bir yaşama sahiptir. Dolayısıyla Arap Yarımadası, Orta Doğu, hatta kısmen Orta Asya ve Hindistan’da dahi rastlamak mümkündür. Türkiye’de de daha çok bu coğrafyaya komşu olan Hatay, Mersin, kısmen Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu illerinde rastlanır. Fakat bu geniş coğrafya nesil tükenme tehlikesini değiştirmemektedir.

Yeryüzünde topu topu yarım metrelik bir boyu olan bu endemik canlılar; söz konusu tüm coğrafyalarda, özellikle Türkiye’de nüfus yoğunluğunun azalması sebebiyle nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanlar listesine girmiştir. Dikenlerinden veya başka herhangi bir ekonomik değerinden dolayı avlanma gibi bir durum söz konusu değildir. Sayı azalmasındaki en büyük etken; tarım alanlarına zararlı olması ve bazı kesimlerce yenen bir hayvan olmasıdır.

2)Toros Kurbağası

Adından da anlaşılacağı üzere bu tür birkaç ülkeyi kapsayan bölgede değil, yalnızca ülkemizin güzel Toroslarında yaşamaktadır. Bilimsel ismi “Rana holtzi“dir. Endemik bir tür olan Toros Kurbağası; Toroslarda Bolkar Dağlarında bulunan Çiniligöl, Karagöl ve Eğrigöl mevkilerinde yaşamaktadır. Bölgedeki kamp, su, vs. insani faaliyetler sebebiyle 2000’li yıllara doğru nesli tükenme tehlikesine girmiş ve korumaya alınmıştır. Son yapılan tespitlere göre sayılarında epey artış olsa da hala koruma altında olan bir türdür ve sayısının biraz daha artması beklenmektedir.

Ayrıca; desenli sırtları ve küçük boyları ile Toros Kurbağaları, dünyada ötmeyen tek kurbağa çeşididir.

3)Alageyik

İran geyiği olarak da bilinen ve bilimsel ismi “Dama Dama” olan bu tür; Batı İran ve Türkiye üzerinden tüm Avrupa’ya insanlar aracılığıyla yayılmıştır.

Alageyikler de pek çok türde olduğu gibi aşırı avlanma sebebiyle tehlike altındaki türlerdendir. Türkiye’de daha çok Antalya, Mersin ve kısmen Bolu Dağları’nda bulunan Alageyik; 2000’li yıllara gelindiğinde abartısız bir şekilde yeryüzünden silinme noktasıne gelmişlerdir. Fakat sonradan yapılan koruma ve yöreler arasında sayıları dengelemek amacıyla aktarma çalışmalarıyla sayıları tekrar toparlanan Alageyikler; şimdilerde biraz daha artmış ve koruma statüsünden çıkmaya yaklaşmışlardır.

4)Tırtak

Denizlerimizde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvan türlerinden biri de bu sade yunus türü olan tırtaktır. Şunu da belirtelim: Bilimsel adı “Delphinus delphis” olan bu tür; Türkiye’nin bütün denizleriyle beraber okyanusların çok çeşitli bölgelerinde de hayat sürmektedir. Fakat özellikle Akdeniz ve Karadeniz’deki tırtak sayısı son yarım asır içerisinde çok ciddi bir şekilde azalmış; bu şirin balıkları adeta yok olma noktasına getirmiştir.

Nedeni büyük ihtimalle besinlerin kaybolması ve iklim değişikliği olsa da bu keskin ve ani azalmanın deniz kirliliği, gemi pervaneleri gibi sebeplerden de kaynaklanabileceği belirtilmiştir.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

2 yorum

  1. Yazık gerçekten çok yazık kar etme hırsı için mal mülk sevdası için ne istiyorlar su güzelim canlilardan. Balıkları ve yaygın olanları geçtim Toros Kurbağası gibi tepelik yerlerde yaşayan bir canlının bile neslini tüketmeyi başarıyoruz helal olsun bize!.. İnsanlığimdan ben kendi adıma utanıyorum. Sayın site yetkilileri hayvanları pek çok kişi biliyor sizlerden endemik bitki türleriyle ilgili araştırmalar yayinlamanizi da talep ediyorum. Hatta ben bu konuda çalışmak istersem ne yapmam gerekir nasıl irtibata gecebilirm?

    • Talebiniz başımız üzerinedir Selda Hanım..:) Normalde iletişim sekmesinden iletişime geçebiliyorsunuz ama burada mail adresinizi de vermişsiniz zaten biz size ulaşalım..:)

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*