Yer-Su inancı ve Eski Türk dinine giriş

Merhaba sevgili Yer-Su takipçileri;

Tüm yeşil sektörlerden haberleri, yeşil sektörlere dair fikir ve bilgilendirici yazılarımızı sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Ayrıca şehir hayatına yönelik yeşil mimari, tasarruf, minimalizm gibi konularda ve yeşil ekonomiyle ilgili doktrinsel çalışmalarda da aktif olmaya çalışıyoruz. Yani Yer-Su; çevreciliği ve doğayı her açıdan ele alan bir platformdur. Hayatın bizi çevreyi hangi şartlarda savunmak durumunda bırakacağı belli olmaz. Merkezimizde doğa sevgisi ve ekoloji olsun da, hiç kimsenin istemediği şeylerle uğraşmak zorunda kalmayalım.

Bu yazımızda sitemizin isminin ilham kaynağı olan Yer-Su inancıyla ilgili bilgi vermeye devam ediyoruz. Sitemizin ismini koyarken içinde bulunduğumuz zihniyeti ilk yazımızda yeterince açıklamıştık. “Yer-Su inancı nedir?” adlı yazımıza linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca “Biz Kimiz?” sorusuna cevap niteliğinde bir yazı da yine linke tıklarsanız sizleri bekliyor.


Bu yazımızda ise Yer-Su inancı ve onun bağlı olduğu Eski Türk dini, gelenek görenekleri konusunda meraklı olanlar için başladığımız dizinin siftahını yapıyoruz. Yazı dizisi boyunca size Eski Türklerin sahip olduğu inançlar, ananevi figürler, en önemlisi de “Eski Türkler ve Doğa” kapsamında bilgiler vermeye çalışacağız. Yazılarımızın fazla şişip okuyucuyu yormaması için ele aldığımız başlıklar özet niteliğindedir. Daha ayrıntılı bilgiler edinmek isterseniz Ziya Gökalp’in “Türk Uygarlığı Tarihi isimli eserinden faydalanabilirsiniz. Başlıca kaynağımız o kitaptır. O zaman hadi başlayalım:

İSLAMLIKTAN ÖNCEKİ TÜRK DİNİ

Eski Türkçe’de Din Terimleri

Eski Türkler dine “nom” adını verirlerdi. Din kitabına da “nom” derler. Türk dininin din başkanlarına “toyon” adını verirlerdi. Kahin ve büyücülere de “kam” derlerdi. “Şaman” sözcüğü bu “kam” sözcüğünden doğmuştur. Şamanizm, eski Türklerde kahinliğin ve dinle ilgili tıbbın adıydı. Gerçi Şamanizm daha önce anaerkil totemizm döneminde bir dindi. Toyonizmden sonra büyü niteliğine girdi. Bu nedenler sonraları Şamanizm eski Türkler’in dinsel değil büyüsel bir dizgesi oldu. Avrupalılar, Türkler’in bütün dinsel dizgelerine Şamanizm demekle yanılgıya düşmüşlerdir. Tarih sahnesine çıktıktan sonra eski Türk dinine “Toyonizm” ya da “nom” demek gerekir. Cihan-kuşa’da Türk dininde olanlara nomi, nomiyan deniyor. Bu kitabın dediğine göre hakanın katında nomiler ve kamlar sınav olmuşlar. Nomiler kamları yenmiş. Nomilerin elinde nom adlı bir kitapları varmış. Eski Türkçe’de “yalwı” büyü anlamındaydı. Yalavaç (Eski Türkçede peygamber) sözcüğü bu kökten türer. Yat sözcüğü de “büyü” demekti. Yeşim taşına “yat taşı, yada taşı” da denirdi. (Yada taşı Göç Destanı’nda Çinlilere verildiği söylenen taştır) [Kaşgarlı Mahmut -Divan]

Eski Türklerde uluslar din açısından dört bölüğe ayrılırdı: Türk, Tat, Tatar, Tawgaç.

Türk hem Türkçe konuşan, hem de Toyonizm dininde olan uluslardı.

Tat, Farslar’a ve Türk olsun ya da olmasın bütün kafirlere denirdi.

Tatar, Türk dinine ve uygarlığına henüz girmemiş olan göçebe oymaklara denirdi. Ola ki bunlar dilce de Türk değildirler. Moğol, Tunguz ya da başka bir soydandılar. Şimdiki kuzey Türklerine Tatar denmesi yanlıştır. Tarihçe yalnız Avarlarla Suvarlar’ın ve Cicenlerin Tatar olduğu bilinir. “Tatarsözcüğü “Tat Eri” deyiminden doğmuştur. Türkler Tatarları ulusal düşman tanırlardı.

Tawgaç sözcüğü ise Tew sözcüğünden gelir. Tew sözcüğü Kaşgarlı Mahmut’a göre “hile ve dolan” anlamındadır. Bundan dolayı Tawgaç “hileci” demektir.

Türkler Çinliler’e Tat demezlerdi. Demek ki din bakımından Çinliler’i kendilerinden ayırmazlardı. (Yazar notu: Burası gerçekten ilginç)

Eski Türkler, Türkçe konuşmayan uluslara sumlım derlerdi. Hem dilce hem de dince Türk’e benzemeyenlere sumlım tat derlerdi. Bundan anlaşılıyor ki Türk sözcüğü Türkler’i, öbür milletlerden yalnız dilce ve siyasetçe ayıran bir deyim değildi; onları din bakımından da yabancılardan ayırıyordu.

Görünüşteki türemesine bakılırsa Türk sözcüğü “töreli” demektir. Töre “alışkı ve görenek” anlamındadır.


Evet sevgili okurlar. Bu yazımızda daha çok Türk kelimesinin türemesi, Eski Türklerde dinin yeri ve önemi gibisinden konuları işleyerek gelecek yazılarımızdaki konulara zemin hazırladık. Sonraki yazılarımızda “Eski Türklerde dinin niteliği ve kapsamı”, “Tanrıların Niteliği ve Kapsamı” gibi konular hakkında yazacağız. Şimdilik hoşça kalın.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*