Yeşil ekonomi nedir?Temel esasları nelerdir?

sürdürülebilir ekonomi

sürdürülebilir ekonomi

Geçmiş yüzyıllardan bu yana para ve ekonomi gibi kavramlar birçok değişiklik geçirmiş; insanların söz konusu çağdaki ihtiyaçlarına göre “kalkınma, büyüme” gibi terimler kullanıldığı zaman zihinlerinde canlanan şeyler de değişime uğramıştır. Bu ihtiyaçların karşılanmasında en önemli etkenlerden biri de şüphesiz ki yeni ekonomik modeller üzerinde çalışan iktisatçılar olmuştur. Çünkü ekonomi teorisyenleri; ilgili toplumun ve hatta dünyanın yönelimleri, arzuları doğrultusunda hükümetlere yeni kalkınma modelleri sunarlar. Sonrasında ise bunu pratik aşamasına başlanıp hayata geçirilir.

Peki günümüzün ekonomisine, para dağılımına ve kalkınma anlayışına baktığınız zaman ne görüyorsunuz? Kitaplarda okuduğunuz klasik kapitalizmin bile köklü değişiklikler geçirmeye başladığı; sanayi devriminin elektronik aşamadan yazılım-dijital aşamaya fiilen geçtiği çağımızda uygulanmakta olan ekonomik politikalar; uygun görülen gelir dağılımları, enerji üretimindeki özgürlük oranı size neler düşündürtüyor?

Uzman bir ekonomist olmasa da uygulanan iktisadi politikaların günlük hayata ve büyümeye somut yansımasını rahatlıkla gözlemleyebilen biri olarak diyeceğim odur ki; sürekli büyüme, durmadan daha fazlasını elde etme ve daha başarılı olma gibi yanılsamalar sebbebiyle yarattığımız 21. yüzyıl medeniyeti, zengin/fakir farkının daha önce görülmemiş düzeyde derinleşmesine, aynı şekilde dünyadaki tüm doğal kaynakların umarsızca tüketilmesine ve gezegenimizin her geçen gün daha da öldürülmesine sebep olmaktadır. Asıl kötü olan ise bu gelir adaletsizliğinin ve çevreye karşı duyarsızlığın; yine daha önce görülmemiş bir toplum mühendisliği dehası ile hiçbir şekilde hissettirilmeden ve her şey normalmişçesine yapılabilmesidir.

İşte böylesine “gri ve adaletsiz” bir dünyaya doğru yol alırken yeşil ekonomi, en çok geliştirilmesi ve uygulama alanı yaratılması gereken konulardan biridir.

Yeşil ekonomi nedir?

İsminden de birtakım çağrışımlar yapıyordur zaten… Ama bazı eksik bilgilerin veya yanlış bilinenlerin düzeltilmesi için “yeşil ekonomi”nin değindiği konulardan kısaca bahsetmekte yarar var.

Her şeyden önce yeşil ekonomi ya da diğer adıyla sürdürülebilir ekonomi; sürdürülebilir kalkınma demektir. Yani harcamadan, eksiltmeden, kendi kendini idame ettirebilen bir ekonomik düzen. Bunun için olması gereken en önemli unsurlar da yenilenebilir enerji ve geri dönüşümdür. Yani enerji üretiminde ve kullanım politikasında alternatif kaynaklardan azami derecede faydalanmak; enerji ihtiyacı için dış ülkelere veya tükenebilir durumdaki fosil yakıtlara, vs. hammaddelere muhtaç kalmamak…

çevreye duyarlı kalarak da para kazanabilirsiniz
çevreye duyarlı kalarak da para kazanabilirsiniz

İşte yeşil ekonomiyle ilgili eksik kalan en önemli kısım budur. İsmi ve yoğunlaştığı alanlar öyle gösterse bile; günümüzde ütopik sayılabilecek şekilde tüm enerji ihtiyaçları için doğal kaynakların kullanılması gerektiğini savunduktan sonra bunun nasıl uygulanabileceğine veya yaşamın diğer konularına hiç değinmeyen uçuk bir düşünce değildir. Tam tersine sürdürülebilir ekonomi; 1972’de oluşturulan Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’nın yürürlüğe girmesinden itibaren çağın şartlarına adapte edilebilecek şekilde gerçekçi yöntemlerle fosil yakıt tüketimini, fakirlik ve gereksiz tüketimi hedef alan bir ekonomik modeldir. Bu bağlamda diyebiliriz ki; yenilenebilir enerjinin teşviğinin yanı sıra fakirliğin azaltılması, sosyal sorumluluk projelerine önem verilmesi gibi atılımlarla bile yeşil ekonominin en önemli esaslarını yerine getirmiş oluruz.

Genel anlamda değindiği ve çözülmesini hedeflediği ana konuların günümüz sisteminin yarattığı sorunlar olduğu sürdürülebilir ekonominin temel esaslarını şu maddeler ile özetleyebiliriz:

-Enerji üretiminde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltarak yenilenebilir enerji üretimini arttırmak. Karbon emisyonunu azaltarak çevre kirliliğine şu an için şartlar el verdiğince engel olmak.

-Yeni kapitalizmin ve küreselleşmenin yarattığı işsizliğe; gerçekleşen tekelleşmelerin meydana getirdiği mutlakiyetlere engel olarak istihdamı arttırmak; daha çok sesli ve daha çoğulcu bir ekonomi yaratmak.

-Sistemin yarattığı gelir dengesizliği ve her türlü adaletsizliğe bir ağrı kesici olarak; mevcut ekonominin zararlı yönleri törpüleninceye kadar her türlü sosyal sorumluluk ve yardımlaşma stratejisinin gelişimine, uygulanmasına katkıda bulunmak.

Yeşil ekonominin pratiğinin daha iyi anlaşılması adına ilerleyen günlerde daha detaylı ve spesifik konularda yazılar yayınlamaya devam edeceğiz. Sağlıcakla kalın.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*