Yeşil ekonomi ve doğa turizmi

ekoturizm ailesi

Sitemizdeki kategori başlıkları dahilinde bir arada değerlendirilmesi belki de en gerekli olan iki maddeyle karşınızdayız. Ekonomiden ve kalkınmadan söz ediyorsak yenilenebilir enerji, geri dönüşüm gibi üretim yönelik unsurlar da şüphesiz ki bel kemiği niteliğindedir. Fakat turizm sektörünün bir ülkenin ekonomisine olan katkısı ve her karışı doğal güzelliklerle dolu olan ülkemiz düşünüldüğünde; doğa turizmine gereken önemin verilmesi halinde ülke ekonomisinde görülmesi muhtemel değişiklikleri tahmin etmek pek de zor değildir. Özellikle de bu iktisadi katkı; sürdürülebilirlik çerçevesinde ve küçük-orta ölçekli sermayeleri koruyacak nitelikte oluyorsa…

Doğa turizmi yeşil ekonomiye ne gibi katkılarda bulunur?

Uluslararası tabirine daha yakın olması için “ekoturizm” isminin de kullanıldığı söz konusu sektörün ne olduğuna, temel prensiplerine ayrıntılı olarak değinmiştik. Yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Burada detaylara girmeden doğa turizminin en önemli üç unsurunu sayacak olursak okuyucumuz yeşil ekonomiyle arasındaki bağlantıyı rahatlıkla kuracaktır:

1)Konaklama ve diğer hizmetlerde doğallığı ve sadeliği esas alma, lüksten kaçınma

2)Her aşamada ekoloji ve çevre için gereken hassasiyeti göstermek

3)Lükse ve gösterişli, doğaya zarar verme potansiyeli taşıyan eğlence hizmetlerine başvurup büyük sermayeyi çekmekten ziyade küçük-orta sermayeye yönelik, yerel iş gücünü kalkındıracak adımlar atmak.

Maddelerin sürdürülebilirliğe katkılarına değinmeden önce yeşil ekonomiyi de hatırlayacak olursak; “harcamadan, eksiltmeden, kendi kendini idame ettirebilen bir düzen” olduğundan bahsetmiştik. Yeşil ekonomi hakkındaki temel niteliğindeki yazımızı da buradan okuyabilirsiniz.

Ekoturizm ve sürdürülebilirlik

Yukarıda saydığımız birinci husus olan “sade ve mütevazı konaklama-eğlence imkanları“na değinirsek; ekolojiye ve çevreye duyarlılığın hem uluslararası platformlarda kabul edilen çevreye yönelik kararlar, hem de şehir stresinden kaçabilecek bir tatil yapmak isteyenlere yönelik hizmetlerden oluşan doğa turizmi için mutlaka gerekli hususlar olduğunu görürüz. Yani hem doğayı katletmeden, turizm gibi önemli bir sektör vasıtasıyla ekonomiye katkı sağlanır; hem de eğlence ve kazanç uğruna umarsızca doğayı katletmenin şart olmadığı ıspatlanmış olur.

İkinci madde olan “ekolojiye ve çevreye duyarlılık” konusuna özen gösterilmemesi halinde zaten iş doğa turizmi olmaktan çıkacaktır. Yani “huzur, sakinlik, doğayla iç içe” gibi temalar yaratmak uğruna çevreye ve yeşil alanlara zarar vermenin bir anlamı olmayacaktır.

turistlerin yerel değerlerle kaynaşması, ekonomiye önemli katkılar sağlayacaktır
turistlerin yerel değerlerle kaynaşması, ekonomiye önemli katkılar sağlayacaktır

Yerel iş gücüne ve geleneksel ögelere katkıda bulunacak imkanlar yaratmak” şeklinde bahsettiğimiz üçüncü madde ise yeşil ekonomiye adeta can verecek olan kısımdır. Turizmden tutun da gıdaya, vs. her türlü sektöre kadar “gereksiz pazarlama”nın kol gezdiği, bir kez büyük sermayeye hitap edilen yerde ardından daha büyük, sonrasında daha da büyük sermayeye hitap etmenin mecburiymiş gibi hissedildiği günümüzde yerel iş güçlerini korumak, yöresel ve doğal güzelliklerle beraber sıkıntısız bir şekilde varlıklarını sürdürmelerini sağlamak yeşil ekonominin en önemli yapıtaşlarındandır. Bu yüzden doğa turizminde popüler kültür, 5-7 yıldızlı hizmet, aşırı rekabet gibi kaygılar bulunmamalıdır.

Yeşil ekonomiyi alt dallarına ayıracağımız sonraki yazılarda görüşmek üzere, esen kalın..

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*