Yeşil ekonominin dikkat çektiği başlıca hususlar nelerdir?

Sevgili okurlar; sizlerin de bildiği gibi yeşil ekonomi, çevrecilerin ve doğal yaşam tarzını hayatına sokmak isteyenlerin en çok ilgilenmesi, bilgi edinmesi gereken konulardan biridir. Okuduğunuz farklı farklı kitaplarda, haber sitelerinde veya bunun gibi bloglarda yeşil ekonomi, sürdürülebilir kalkınma, yeşil sermaye (çevrecilik anlamında) gibi kavramlar artık canınızı sıkıyor olabilir veya sürekli tekrarlanmalarından bıkmış olabilirsiniz. Haklısınız da…

Fakat şunları mutlaka belirtmek gerekir ki söz konusu kavramlar; kalkınma ve çevrecilik anlayışlarının bir arada yürüyebilmesi, büyümenin ne olduğunun tam olarak anlaşılabilmesi için mutlaka irdelenmesi ve uygulama imkanlarının geliştirilmesi gereken kavramlardır. Çünkü teorik rakamlardan ibaret olan finansal işlemlerden tutun da enerji sektörüne, geri dönüşüm sanayisinden turizme kadar aklınıza gelebilecek tüm iş kollarının yolu en sonunda “ekonomi”ye çıkmaktadır. E içinde bulunduğumuz dönemin şartlarını düşünürsek de bu “ekonomi” denen şey öğrenilmeden ve daha çevreci, daha yeşil bir alt yapıya taşınmadan somut bir ilerleme kaydetmek imkansızdır. Daha doğru deyişle yapılan çalışmalar,  radikal ve sürekliliği olmayan nitelikte kalacaktır.

Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz sebepler kadar bugün çevre kirliliğine en çok sebebiyet veren petrol-doğal gaz, emlak (aşırı kentleşmeden dolayı) gibi sektörler de günümüz kapitalist ekonomisinin şah damarlarını oluşturmaktadır. Bu yüzden; daha çevreci forma sokulmuş olan yeşil ekonomide fosil yakıtların kullanıldığı ve yeşil alan katline sebep olan iş kollarının ya temiz teknolojilere uyum sağlamaları ya da yerlerini daha temiz alternatiflere bırakmaları sağlanmalıdır.

Eh, gördüğünüz gibi yeşil ekonomi, ondan da öncesinde günümüzde hüküm sürmekte olan liberal-kapitalist ekonomi ve hatta Marksist-komünist ekonomi bile çevreye yönelik bir sisteme katkıda bulunmak isteyenlerin güzelce okuyup öğrenmesi gereken sistemlerdir. Çünkü istediğinizi beğenin ya da istediğinizden nefret edin; bunların hepsi vakti zamanında dünyada yaşamış, belki de hala varlığını sürdüren iktisadi modellerdir ve günlük yaşantımızda sayısız etkileri vardır.

Peki dünyanın geçmişten günümüze ilerleyen iktisadi tarihi bir yana geleceğin yeşil ekonomisine gelirsek; bugünkü sistemin üzerine nelerin eklenmesini, nelerin modifiye edilmesini istemektedir? Ya da tamamen ortadan kalkmasını, sıfırdan uygulanmaya başlamasını gerekli gördüğü hususlar nelerdir? Bu yazımızda sizlere sürdürülebilir ekonominin, günümüz kapitalist ekonomisi üzerine nasıl inşa edilebileceği, sistemin vahşi ve gereksiz derecede rekabetçi yönlerinin nasıl törpülenebileceği gibi konulara dair kişisel görüşlerimizi paylaşmak istedik. Dile getirdiğimiz fikirler tamamen deneme ve şahsi görüş bazında olup, herhangi bir resmi bir resmi araştırmaya veya danışmanlığa dayanmamaktadır. İşte siz okuyucularımız için yeşil ekonominin can damarları:

1) Yeşil ekonomi ve yeşil mimari

Yukarıdaki giriş bölümünde aşırı ve çarpık kentleşmeden, yeşil alan katline sebep olan “vahşi kapitalist emlak” sektöründen dert yanmışken, sürdürülebilirliğin en kronik sorunlarından biri olan mimari ve barınma ihtiyacını peşinen dile getirmeden olmaz.

Çünkü daha önceki yazılarımızda gayet detaylı bir şekilde incelediğimiz gibi sürdürülebilir mimari; yenilenebilir enerji, yeşil çatılar gibi modern tasarımlarla desteklenmedikleri veya üst gelir grubuna hitap eden akıllı evler formatıyla karşımıza çıkmadıkları sürece bugünkü konfor seviyesinde var olabilecek barınma imkanlarına kitlesel bazda müsaade etmemektedir. Dolayısıyla mimaride, apartman ve rezidans inşaatlarında ve akla gelebilecek her türlü yapıda yeşil mimariyi uygulama imkanları yaratmak; yeşil ekonominin en önemli ayaklarından biridir.

Başlığa tıklayarak ikili arasındaki ilişkiyi daha ayrıntılı bir şekilde okuyabilir veya yeşil mimari kategorisinden diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz.

2) Yeşil ekonomi ve yenilenebilir enerji

Geldik çevreci ekonominin lokomotifi konumunda olan ve bugünkü sistemle entegrasyonunu en önemli rolü oynayan bölüme: Yenilenebilir (alternatif) enerji.

En genel tabiriyle güneş, rüzgar ve diğer onlarca fikir gibi kaynağını doğadaki sonsuz hazineden alan yenilenebilir enerji sektörü, her geçen yılda dünya enerji üretiminde daha fazla pay sahibi olmakta ve ekonominin canlılığı için hayati önem kazanmaktadır. Yani yeşil ekonomi kaynaklı olmaksızın, daha kazançlı ve daha karlı bir iş haline gelmesi sayesinde bu sektör şimdiden üretimdeki yerini tutmaya başlamış ve sürdürülebilirliğin temellerini atmıştır. Dolayısıyla diğer alt dalların ve sektörlerin yeşil ekonomi çerçevesinde hayata geçirilmesinin en kolay yolu, hepsini olabildiğince yenilenebilir enerjiyle koordine bir şekilde uygulamak olacaktır.

Başlığa tıklayarak daha ayrıntılı yazımızı okuyabilirsiniz.

3) Yeşil ekonomi ve doğa turizmi

Turizmin; üretim ve sanayiye yönelik olmasa da hizmet, döviz girişi ve finansal gelişim gibi konularda ekonominin can damarlarından olduğu şüphesizdir. Doğal mekanların, el değmemiş doğa harikalarının ve yeşile kaçabileceğiniz mekanların günümüz ekonomisiyle harmanlandığı bir iş kolu olan doğa turizmi de; uygulanması olası bir yeşil ekonominin en can alıcı noktalarından biridir.

Başlığa tıklarsanız ulaşabileceğiniz yazımızda da belirttiğimiz hususlarda olduğu gibi bir ülkenin doğal harikalarının, keşfedilmeyi bekleyen cennetlerinin ülke tanıtımına, reklamcılık faaliyetlerine ve doğa severlerin çekilmesine ne derece katkıda bulunabileceğini kestirmek zor değildir.

4) Yeşil ekonomi ve geri dönüşüm

Sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi gibi konular olmasa dahi günümüz kapitalist ekonomisinde çok önemli rolü olan geri dönüşüm; olası bir yeşil ekonomi ve çevreci politikanın da endüstri alanında demir başlarından olacaktır. Sürdürülebilirliğe bugünkünden daha fazla önem verilmesi halinde geri dönüşümcülükte yapılacak ar-ge ve yatırım faaliyetleri, bu iş kolunun tahmin dahi edilemeyecek miktarda büyümesini ve daha kaliteli ürünler üretmesini sağlayacaktır.

Zaten halihazırda sağladığı tasarruf miktarı ve kullanılmaya imkan sağladığı ikincil hammaddeler ile hem doğa gönüllüleri, hem de çevreci girişimcilere önemli bir durak olan tüm geri dönüşüm kollarıyla ilgili ayrıntılı araştırma yapmak isterseniz sitemizdeki kategoriye göz atabilir veya başlığa tıklayarak yeşil ekonomide geri dönüşümün rolüyle ilgili yazımızı inceleyebilirsiniz.

5) Yeşil ekonomi ve doğa sporları

Sanayiye yönelik unsurlara ve turizme göre epey gözden kaçan ve sürdürülebilirliğe olabilecek katkıları göz ardı edilen doğa sporları; ekonomi ve finansın yanı sıra turizm, sağlık, yeşile yönelik sosyal faaliyetler gibi çok çeşitli faaliyet alanlarına sahiptir.

Başlıkta linkini verdiğimiz yazımızda da belirttiğimiz gibi bir ülkenin kendi doğal harikalarına, yeryüzü şekillerine ve sportif imkanlarına göre yapacağı doğa turizmi yatırımları; hem o ülkenin doğa tutkunlarına ve outdoor sporcularına doğru bir şekilde tanıtılmasını, pazarlanmasını sağlayacak; hem de ülkeye sağlayacağı turizme yönelik desteklerle yeşil ekonominin ciddi anlamda büyümesini sağlayacaktır.

6) Yeşil ekonomi ve organik tarım

Geldik yeşil ekonominin sanayi ve endüstri dışında üretime yönelik en önemli ayağına.. Yenilenebilir enerji ve geri dönüşümü saymazsak organik tarım; gerçekten de diğer tüm seçeneklerden daha öncelikli olan gıda ve beslenmeye yönelik faaliyetleriyle en önemli rollerden birini oynamaktadır.

Tarihsel gelişimi, tüketmeyi tercih eden kesim, uygulama alanları gibi etkenler düşünüldüğünde dar bir alanda faaliyet gösteren niş bir sektör gibi gözükse de yeşil ekonominin baz alındığı bir sistemde organik tarım; yaygınlaşması, daha geniş kitlelere hitap etmesi, araştırmalar ve yatırım destekleri sonucunda geleneksel konvansiyel tarım yöntemlerinin büyük ölçüde yerini alabilecek bir sektördür.

Ayrıca; gıda gibi çok çok önemli bir alanla ilgili olması ve toplum sağlığına bulunduğu katkılar dolayısıyla yenilenebilir enerji, geri dönüşüm, doğa turizmi, vb konulardan çok çok daha hayati bir öneme sahiptir.

Başlığa tıklayarak organik tarımın yeşil ekonomiyle ilgisini ele alan yazımızı okuyabilirsiniz.

7) Yeşil ekonomi ve sosyal adalet

Ekonomide önemli yer tutan akla gelebilecek tüm sektörlerden farklı olarak sürdürülebilir ekonominin dikkat çektiği çok önemli bir kısım daha vardır: Sosyal adalet, küçük ve orta sermayenin desteklenmesi, lüks ve vahşi kapitalizmden uzak olacak şekilde çevreyle barışık, yeşile ve yeşil ekonomiye destek olacak iş modellerinin oluşturulması…

Yine başlığa tıklarsanız ulaşabileceğiniz yeşil ekonominin sosyal adaletle ilgili yazısında belirttiğimiz gibi; günümüzde var olan sistem ciddi bir gelir dengesizliği ve sosyo-ekonomik adaletsizlik yaratmaktadır. Ki zaten yeşil ekonominin ortaya çıkış noktası da; kapitalist ekonominin yarattığı sosyal adaletsizlik ve yeşil alan katli olmuştur. Bu acil eksiklikler üzerine kurulmuş ve kapitalizmle entegre edilebilecek bir ekonomik model olan sürdürülebilir kalkınma, üzerine yazılmış pek çok kitapla, verilmiş konferanslarla ve yapılmış beyin fırtınaları ile bugünkü sistematik biçimini almıştır. Yazılan teorik bazlı kitaplara ek olarak dünya çapında yapılan pek çok uygulama da göstermiştir ki yeşil ekonomi; uygulamaya geçirildiği ülkede sosyal dengenin yerine gelmesi ve çevreyle barışık bir kalkınmanın sağlanması adına ciddi manada katkı sağlamaktadır.

Bu yüzden sosyal adalete ve gelir dengesine yönelik kısımları, yeşil ekonominin toplum tarafından kabul görmesi ve kendine uygulama alanı bulabilmesi adına belki de en çok önem verilmesi gereken başlıklarından biridir.


Peki sizlerin yeşil ekonomi, onun dikkat çektiği hususlar ve bunlar hakkında yapılabilecekler ilgili görüşleriniz nelerdir? Yorum kısmından veya sitemizin yazar kadrosuna katılarak fikirlerinizi rahatlıkla belirtebilirsiniz.

 

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir!

1 geri izleme / bildirim

  1. Zorlu Sarıtepe ve Demirciler santralleri tamamlandı | YER-SU

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*