Yeşil mimaride tasarrufun önemi

sürdürülebilirlik ve tasarruf

Son yıllarda çevreci ve sürdürülebilir uygulamaların daha bir önem kazanmasının; devletler ve özel kuruluşlar nezdinde daha sık gündeme gelmesinin sonucu olarak yeşil mimari; kendine çevreci diyen herkesin mutlaka ilgilenmesi gereken bir alan haline gelmiştir.

Alternatif enerji, organik tarım veya geri dönüşüm gibi üretime yönelik, endüstriyel dallara göre daha özgün, daha estetik olması; yeşil mimarinin diğerleri gibi net kategorilere ayrılmasını, bazı standartlara göre düzenlenmesini zorlaştırmaktadır. Fakat bu demek değildir ki sürdürülebilir mimaride mutlaka dikkat edilmesi gereken hiçbir temel unsur yoktur. Bir evin kendi enerjisini kendi üretmesinden tutun da, çevre dostu yapı malzemeleri barındırmasına kadar pek çok husus mevcuttur. Yeşil mimarinin temel bileşenleri olarak kabul edebileceğimiz konuları ele aldığımız kategoriye buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

Bu yazımızda bahsedeceğimiz tasarruf konusu ise bir evde elektrik ve su tüketiminden kullanılan giysi ve eşyalara kadar epey geniş bir yelpazede ele alabileceğimiz bir konu… Hatta biliyor musunuz değerli okurlar; yeşil mimari unsurlarının şehir merkezlerine, metropollere henüz yerleşmediği günümüzde, evlerimizde olabilecek her türlü tasarrufu yapmak; şu an için sürdürülebilirliğe bulunabileceğimiz en önemli katkılardan biridir. Neden mi? Kısa maddeler halinde sizlerle bir fikir alışverişi yapalım:

1)Sıradan bir apartman dairesinde veya sitede ikamet ediyorsanız; büyük oranda şehir şebekesine mahkumsunuz demektir.

Dairenizde istediğiniz kadar güneş ve rüzgar imkanlarından yararlanın; kişisel olarak yaptığınız bu girişimler hanenizin tüm enerji ihtiyacınızı karşılayacak kadar enerji üretmenizi sağlayamayacaktır. Müstakil evler dışında.. Tabii ki bütün bu uğraşlar alternatif enerji yöntemleri konusunda kendinizi geliştirmeniz için çok yararlıdır, yanlış anlaşılmasın. Fakat ciddi bir yatırım olmadan tüm binanın, apartmanın, sitenin elektrik ihtiyacını karşılamayı ummak gerçekçilikten uzak bir tutumdur. Metropollerin kalabalık ve stresli havasından uzak, müstakil ev imkanının bulunduğu bölgeler ise söz konusu enerji üretimi için biçilmiş kaftandır.

2)Yine büyükşehirlerin nüfusunu, barındırması gereken insan sayısını düşünürsek; binaların yapı malzemesinde çevre dostu seçenekler de pek mümkün değildir

Pet şişe, plastik, vb. atık maddelerden yapılan evlerin milyonlarca insana ikamet imkanı sağlamaya yönelik bir amacı olmadığı zaten bilinen bir gerçek. Bunlar daha çok çevre kirliliğine ve yanlış kentleşmeye dikkat çekme amacı taşımaktadır.

Gerçekten barınma imkanı sağlayan; kerpiç, vb. beton dışı malzemeler kullanılarak yapılan evlerin ise az kişiyi barındırabilecek, hatta genelde tek katlı yapılar oldukları görülür. Dolayısıyla; mimaride sürdürülebilirlik doğrultusunda milyonlarca insana yönelik yeşil çözümler geliştirilmediği sürece bu kısmın uygulanması de pek mümkün gözükmemektedir.

yeşil mimaride kerpiç kullanımı
kerpiçten yapılmış bir ev

3)Binalarda ve çatılarda bitkilere, yeşilliklere yer verilmesi gayet de yararlı bir uygulamadır, ancak:

Çevremizdeki yapılar sihirli değnek değmiş gibi değişmediği sürece katledilen yeşil alanların Oksijen üretim kapasitesini, barındırdığı ekosistemi telafi etmeleri söz konusu bile değildir.

Binalarda yeşilliklerin kullanılmasına yönelik uygulamalardan, bu konudaki inovatif fikirlerden şu yazımızda bahsetmiştik. Burada tek cümle halinde açıklayacak olursak; yeşil binalardan oluşan bir şehir kurmak hayalimiz olsun. Yeşil alan katli gördüysek direnmek tereddütsüz cevabımız olsun.:)

Yeşil mimaride çatı
Çatısı yeşilliklerle donatılmış bir ev

Gelelim bütün bu çözümlemelerden sonra yeşil mimari ve tasarruf konusuna.. Gördüğümüz gibi bugünkü olanaklar dahilinde mimaride sürdürülebilirliğin “kitlesel anlamda” ilerleme kaydetmesi on yıllar alabilecek bir süreçtir. Evlerimizde elektrik, su, vs. tasarruflarına dikkat etmek; özellikle giysilerimiz olmak üzere temizlik, dekorasyon, bahçe, mobilya gibi alanlarda yenisini alıp gereksiz tüketime davetiye çıkarmadan var olanı tüketmeye çalışmak sürdürülebilirliğe çok daha fazla katkı sağlayacaktır. Zaten mantıklı düşünürsek enerji üretimi, yapı malzemesi gibi hususlara dikkat etmeye çalışıp da evlerimizde tam bir tüketim çılgınlığı yaşamak; sadece kendimizi kandırmak olacaktır.

Bu yüzden değerli okurlar; eğer şehir merkezinde, apartmanda, rezidansta, vs. klasik mekanlarında ikamet ediyorsanız; her türlü tüketimde tasarrufa dikkat etmek; yeşil mimariye bulunulabilecek en önemli katkılardan olacaktır derim.

Tasarrufa ve yeşil mimariye yönelik diğer yazılarda görüşmek üzere, hoşça kalın.

Bunlar da ilginizi çekebilir!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*